Connect with us

Blog Haber Makaleler

Blog: Elektromanyetik dalgalar

Yayınlama

-

Radyokomünikasyon sektöründe son yıllarda belki de en çok tartışılan konulardan biri de Elektromanyetik Dalgalar.  Bu durumda,  GSM Baz İstasyonlarının sağlığa zararlı olup olmadığı konusu gündeme geliyor ister istemez. Öncelikle Elektromanyetik Dalgalar hakkında kısa bir bilgi vermek istiyoruz.

Uzayda yol alabilen Elektromanyetik dalgaların buluşu ve temel çalışmaları James Clark Maxwell ve Heinrick Hertz tarafından yapılmıştır. Elektromanyetik ismi, elektrik alan ve manyetik alan birleşiminden oluşmasından gelir. Bir elektromanyetik dalga, birbirine dik açılarda, aynı frekanstaki elektrik (E)  ve manyetik alanın (B)  oluşturduğu bir bütündür. Bu iki bileşen birbirine dik, elektromanyetik dalganın yayılma yönü ise her ikisine de diktir.

Elektromanyetik Dalga Çeşitleri

Elektromanyetik dalgalar dalga boylarına göre sınıflandırılır. Dalga boyu iki tepe noktası arasındaki mesafeye verilen isimdir. Elektromanyetik dalga çeşitleri;

Radyo Dalgaları: Sadece radyo sinyallerini değil, TV ve cep telefonu sinyallerini de taşırlar. Dalgaboyları birkaç milimetre ile onlarca kilometreye kadar değişebilir. Frekansları birkaç Kilo Hertz ile birkaç bin Mega Hertz arasında değişir.

Mikro Dalgalar: Yemek pişirmekte de kullanılan bu dalgalar evlerde yemek yapımında çok kullanılan bir kavramdır. Ayrıca telefon ve bilgisayarda veri transferi gibi iletişim amaçlı olarak da kullanılır. Işık, toz ve yağmurun içinden kolaylıkla geçebiliği için uzaydan dünyayı görüntüleme amaçlı da kullanılır.

Kızıl ötesi (İnfrared) Işınlar: Kızıl ötesi ışınlar 1 mikrometre ile 750 nanometre arasında dalga boyuna sahiptir. TV’lerin uzaktan kumandalarında, ayrıca gece görüş gözlüklerinde kullanılır.

Görünür Işık: Elektromanyetik dalgaların görebildiğimiz tek türüdür. Çeşitli renklerde kendini gösterir. Bu renkler, mor, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızıdır. Dalgaboyu kırmızıdan mora doğru azalma gösterir. Tüm bu renkler bir araya geldiğinde dalga boylarının toplamı görünür ışığı oluşturur.

Mor ötesi (Ultraviyole) Işınları: Mor ötesi ışınları insan gözüyle görülmez. 10 ile 380 nanometre aralığında dalga boylarına sahiptirler. Cilde zararlı olup, güneş yanığı ve cilt kanserine sebep olurlar.

X Işınları: Yüksek enerjili ve çok küçük dalga boylu dalgalardır. Elektron tüpleri üzerinde çalışırken Wilhelm Rontgen tarafından tesadüf eseri bulunmuştur. 10 nanometre ile 10 pikometre arasında dalga boyuna sahiptirler. Tibbi alanda görüntüleme yapmak için kullanılır.

Gama Işınları: Çok yüksek enerji ve çok daha küçük dalga boyuna sahiptirler. Atomların parçalanması ve bozunması sonucu açığa çıkarlar. Dalgaboyları 10 pikometreden küçüktür. Tıpta kanser tedavisinde kullanılır.

Elektromanyetik Dalgaların Sağlığa Etkisi

Elektromanyetik dalgaların sağlık yönünden zararları olup olmadığı konusu halen bilim adamlarının araştırma ve tartışma konuları arasındadır. Dünya Sağlık Örgütü’nce insan sağlığı; “Sadece hastalık ya da bedensel ve fiziksel güçsüzlüğün olmadığı bir durum olmayıp, bütün olarak fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olma durumudur.” şeklinde ifade edilmektedir. Bu sebeple kamu sağlığına birinci derecede önem verilmesi hedefiyle halkın bilinçli bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda görülen tabloda, frekans spektrumunda, İyonlaştırıcı (Ionizing) ve İyonlaştırıcı Olmayan (Non-Ionizing) olmak üzere enerjilerine göre, başka bir deyişle canlılara etkilerine göre iki türlü elektromanyetik ışınım vardır.

1. İyonlaştırıcı (Ionizing) Elektromanyetik ışınımlar, hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları iyonlaştırma (yani atomlardaki pozitif (proton) ve negatif (elektron) yükleri bir arada tutan yüksüz nötrona etki ile atomun yapısının bozulması) meydana getirmeye yetecek foton enerjisine sahip yüksek frekans bölgesinde olup, minimum 12 eV (elektron volt)’ tan başlayan enerji değerlerine sahiptir. Örnek olarak, Rontgen (X ışını), Gama ve Kozmik ışınlar verilebilir. Bu ışınlara fazla maruz kalmak, canlıya ait hücredeki organellerin hasara uğraması ve DNA zincirinin bozulması gibi etkilerinden dolayı tehlikelidir.

2. İyonlaştırıcı Olmayan (Non-ionizing) Elektromanyetik ışınımlar ise bu atomik bağları kırmak için gerekli enerjiye sahip olmayan fotonların oluşturduğu Elektromanyetik (EM) dalgalardır. Bunlar; görünür ışık, kızılötesi, mor ötesi, RF (Radyo Frekans) dalgaları, mikrodalga, statik ve manyetik alanlardır. Yani frekans tayfının 1 Hz (Hertz – frekans birimi-saniyedeki dalga sayısı) den başlayarak yaklaşık 1000 GHz’ lik bölümüdür. Ölçülen enerji değeri ise örneğin 300 GHz de 0,00125 eV olup, iyonlaştırma yapacak seviyeye göre çok düşük değerdir. Ancak bu alanlar, bazı faktörlere (yani mesafe, güç ve maruz kalma zamanı vs.) bağlı olarak vücutta ısıl etkiye (ısı artışı) sebep olduğu gibi, bazı uzmanlarca biyolojik etkilere de sebep olabileceği öne sürülmektedir. Kanser etkisi ise henüz kanıtlanmamıştır.

İyonlaştırıcı Olmayan Elektromanyetik dalgaların etkisinde kalan canlılarda; yukarıda belirtildiği üzere, ısıl ve ısıl olmayan iki tür etki oluşabilmektedir. Isıl etkiler, vücut tarafından emilen elektromanyetik enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanmaktadır. Bu sıcaklık artışı, ısının, kan dolaşımı, ter vs. ile atılarak dengelenmesine kadar sürmektedir. Isıl olmayan etkiler ise hala bilinmemekte ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir. Konu hakkında halen 3 görüş bulunmaktadır.

  1. Elektromanyetik Dalgaların iyonlaştırıcı etkisi olmadığından bir zararı yoktur.
  2. Elektromanyetik Dalgaların etkisi 15-20 yıl sonra ortaya çıkar.
  3. Mevcut limit değerler yüksektir ve Elektromanyetik Dalgalar insan sağlığına zararlıdır.

Konu hakkında dünyada yapılan araştırmalarda; Elektromanyetik alanlara maruziyette sınır değerleri belirlenmesi konusunda Dünya ve Avrupa ülkelerinin referans olarak aldığı kurumların başında ICNIRP (International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection / Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komitesi) gelmektedir. Uluslararası alanda bu kuruluşça belirlenen sınır değerler, birçok Avrupa ülkesinde ve dünyanın farklı ülkelerinde en yaygın kabul gören değerler arasındadır. ICNIRP, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslarası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından resmen tanınan bağımsız bir araştırma kuruluşudur. ICNIRP Kılavuzu’nda (ICNIRP Guidelines) yer alan çalışmalar, üniversiteler ve araştırma kuruluşları ile işbirliği yapılarak, çok sayıda mühendis, biyolog, fizikçi, epidemiyolojist ve ilgili başka bilim adamlarından oluşan disiplinler arası bir ekip tarafından yürütülmüştür.

İyonlaştırıcı Olmayan ışıma’ya ilişkin bilgiler çeşitli nedenlerle kamuoyuna oldukça yanlış aktarılmaktadır. Oysa, elektrikle çalışan tüm cihazlar bu ışımayı belli ölçülerde yaymaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün desteklediği ICNIRP özellikle kablosuz teknolojiye ilişkin standartları belirlemiştir. Bilimsel çalışmalar iyonlaştırıcı olmayan ışıma için insan sağlığını etkileyebileceği düşünülen değeri 2.000 Volt/Metre olarak belirlemiştir. Buna bağlı olarak ICNIRP tarafından  için belirlenen üst limit ortam değeri 41.2 Volt/Metre olup, ülkemizde bu değerler Kurumumuz tarafından, ”Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslar Arası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü Ve Denetimi Hakkında Yönetmelik”  çerçevesinde daha da azaltılarak ortam için 30,75 Volt/Metre olarak kabul edilmiştir. Dünya çapında yapılan bilimsel çalışmalar İyonlaştırıcı Olmayan ışımaların insan sağlığı ve çevreye etkisine ilişkin bilimsel kanıt sunmamakla birlikte kullanım alışkanlıklarına ilişkin öneriler geliştirilmektedir.

Her ne kadar yapılan bir çok araştırma ve incelemeler sonucunda gerek elektronik haberleşme altyapılarında kullanılan cihazların (Radyo/TV vericileri, baz istasyonları, R/L v.b) ve gerekse tüketiciler tarafından kullanılan cihazların (cep telefonu, DECT, kablosuz telefonlar, alçak güçlü cihazlar v.b) Dünya Sağlık Örgütü ve ICNIRP gibi kuruluşlar tarafından kabul edilen sınır değerlerin altında kullanılmaları durumunda canlılar üzerinde olumsuz etki yapmadığı yönünde sonuçlara ulaşılsa da, bu alanda devam eden araştırmalar sonuçlanana kadar tüm dünyada söz konusu cihazlarla ilgili işletmecilerin ve üreticilerin gelişen teknolojileri yakından takip ederek ortama yaydıkları Elektromanyetik Dalgaların ve SAR değerleri gibi parametreleri daha düşük seviyelere çekmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmaksızın gereken her türlü tedbiri almaları konusunda hassas davranmaları tavsiye edilmektedir.

 

Mühendis Mahmut KAZANCI

 

Continue Reading
Yorum yaz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blog Haber Makaleler

Facebook’tan 2017 Yılına Genel Bakış Videosu

Yayınlama

-

2 milyarı aşkın aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook, her yıl olduğu gibi bu yılda “Yıla Genel Bakış” videosunu yayınladı.

Her yıl farklı bir tasarımla hazırlanan video, kullanıcıların o yıl içerisindeki önemli anılarını bir araya getirerek bir zaman tüneli haline getiriyor.  Aynı yıl içerisinde edindiğiniz arkadaşlarımızdan, toplam aldığınız beğeni ve ifadelere kadar çoğu veriyi görme imkânı sunuyor.

 

Nasıl Erişebilirim?
Yakında videolar kullanıcıların haber kaynaklarının yukarısında belirmeye başlayacak, dilerseniz buradan da istediğiniz zaman ulaşabilirsiniz.

Continue Reading

Blog Haber Makaleler

Başarısızlıkla Sonuçlanan 5 Google Girişimi

Yayınlama

-

Teknoloji dünyasında sürekli yeni girişimler ortaya çıkıyor, bazı girişimler yatırımlar alıp oldukça başarılı olurken bazı girişimler de birinci yılını bile görmeden yok olup gidiyor. Bu kervana bazen dev şirketler bile katılabiliyor.

İşte dünyanın en büyük arama motoru Google’ın 5 başarısız girişimi:
1) Google TV
Google, Intel, Sony ve Logitech’le ortak geliştirilen akıllı tv platformu, Ekim 2010’da satışa çıkarıldı. Apple TV, Xbox 360 ve Roku gibi rakipleriyle mücadele edemeyerek 2014’te kullanımdan kaldırıldı. Ardından yaptığı değişikliklerle Android TV’yi başarıyla hayata geçirdi.

2) Google Glass
Google Glass duyurulduğu andan itibaren oldukça ilgi çeken bir girişim olmuştu. İlk olarak sınırlı bir kitleye sunulan girişim, maalesef beklenen etkiyi göstermedi. İlk olarak Google Glass Enterprice Edition ile kurumsal kullanıcılara yönelen akıllı gözlük, sessiz sedasız kayıplara karıştı.

3) Google+
Youtube hesabı olan her kullanıcıyı Google+ üyesi yapan Google’un çabaları pek sonuç vermedi. Beklentileri pek karşılayamayan Google+’ın başarısız bir girişim olduğunu söyleyebiliriz.

4) Android Home
Akıllı ev projesi olan Android Home, evinizdeki ışıklardan kapılarınıza kadar pek çok işlevi akıllı telefonunuzdan yönetmenizi sağlıyor. Fakat bu girişimde hüzünle biten projeler arasında yerini aldı.

5) Google Wave
Google’un bir diğer sosyal ağ denemelerinden olan Google Wave, 2012 yılında açılıp aynı yıl kapandı.

Continue Reading

Blog Haber Makaleler

Drone tehdidi

Yayınlama

-

1950’li yıllarda askeri alanda kullanılmak amacıyla geliştirilen “drone” teknolojisi günümüzde sivil alanda da ağırlığını hissettirmektedir. Son zamanlarda bilhassa savaş bölgelerinde gerçekleştirilen başarılı operasyonlarda sıkça adını duymaya başladığımız insansız hava araçları, bundan böyle sivil kullanımda da vazgeçilmez bir teknoloji olarak yerini almış görünüyor. Günümüzde sağlık sektöründen hizmet sektörüne kadar çok çeşitli alanlarda kullanılan “drone”lar sadece hobi amaçlı dahi temin ediliyor.

TDK tarafından İngilizce kökenli “drone” kelimesinin Türkçe karşılığını belirlemek amacıyla başlatılan çalışma yazı kaleme alındığı tarihte neticelenmediğinden, yazımız içerisinde “drone” sözcüğünü yerine “İnsansız Hava Aracı” (kısaca İHA) tanımlamasını kullandık. Her ne kadar İHA tanımlaması askeri alanda kullanılan araçları çağrıştırsa da, yazımız içerisinde sivil alanda kullanılan insansız hava araçları kast edilmiştir.

Peki, Nedir Bu İHA ve Nasıl Bir Tehdit İçeriyor?

İHA, üzerinde bir pilot olmadan otonom çalışan veya uzaktan kumanda aracılığı ile bir pilot tarafından yönetilen hava araçlarına verilen genel isimdir. İHA teknolojisi eğlence amacıyla kullanımının yanı sıra sivil alanda birçok farklı sektörde oldukça faydalı kullanım alanları edinmiştir. Örneğin hizmet sektöründe şehir içi siparişlerin hızlı şekilde adrese teslimi amacıyla İHA teknolojisinden yararlanılmakta, sinema sektöründe sabit kamera ile gerçekleştirilemeyecek çekimler için kameralı İHA’lar kullanılmaktadır.

İHA teknolojisinin topluma faydası açıkça ortada olsa da, oluşturduğu potansiyel tehlike bu alanda düzenleme yapılmasını zorunlu kılmıştır. İHA’ların hava araçları ile çarpışması neticesinde gerçekleşebilecek kazalarının neticeleri konusunda bilimsel araştırmalar henüz net bir sonuç ortaya koymamıştır. Fakat 1 kg altındaki bir İHA’nın uçak motoruna çarpmasının felaketle sonuçlanabileceği düşünülmektedir. Son zamanlarda İHA’ların uçaklarla “yakın teması” ve uçak mürettebatı tarafından bildirilen yakın İHA varlığı gibi kaza riski içeren durumlar birçok ülkeyi bu alanda düzenleme yapmaya itmiştir. Gelişen İHA teknolojisi ile daha büyük ve daha uzak mesafelere ulaşan araçların kontrolsüz kullanımı risk boyutunu artırmaktadır. İHA teknolojisi hakkında yapılan düzenlemelere geçmeden önce durumun ciddiyetinin anlaşılması açısından kayda geçmiş birkaç İHA vakasından bahsetmekte fayda var.

  • 5 Eylül 2017 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’na iniş için alçalan uçağın pilotu yaklaşık 750 metrede iken İHA ihbarından bulundu [1].
  • 2016 Nisan ayında Hannover Amsterdam seferini yapan KLM hava yollarına ait uçak personeli iniş için alçalırken yaklaşık 300 metrede 30 metre altlarından bir İHA geçtiğini raporladı [2].
  • 6 Mayıs 2016 tarihli bir başka olayın merkezi ise Çekya’nın başkenti Prag’da yer alan Vaclav Havaalanıydı. Havaalanı yakınlarda uçan İHA nedeniyle uçuş trafik kontrolörleri tarafından kalkışa hazırlanan uçaklara acil durma emri verildi [3].
  • Mozambik’te bir yolcu uçağı 80 yolcu ve 6 mürettebat ile iniş için alçaldığı esnada bir İHA ile çarpıştı. 5 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşen kazada İHA uçağın burnunun sağ tarafına çarptı. Uçağın burnunda oluşan hasara rağmen pilot uçağı indirmeyi başardı. [4]

Amerikan Federal Havacılık Kurulu  (FAA) tarafından verilen istatistikler incelendiğinde İHA kaynaklı kaza veya ihbarların sayısında ciddi oranda artış olduğu görülmektedir. FAA tarafından; pilotlar, hava trafik kontrolörleri, kolluk kuvvetleri ve vatandaşlar tarafından bildirilen tehlike potansiyeli içeren İHA varlığı sayısı 2015 yılı içerisinde 874 olarak belirtilmişken, 2016 Şubat ve Eylül ayları arasında bu rakamın 1274’e çıktığı açıklanmıştır [5]. İHA kullanımının artmasıyla beraber kaza potansiyeli de artış göstermiştir.

Ne Gibi Önlemler Alındı ve Neler Yapılmalı

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, İHA kullanımının potansiyel güvenlik risklerinin oldukça belirgin olması bu alanda düzenlemeler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Birçok ülkede İHA alanında yasal düzenlemeler yapılmış olmakla beraber istenilen sonucun elde edilebilmesi için bir dizi ek önlem alınmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda Avrupa ve Amerika’da yapılana yasal düzenlemelere ek olarak aşağıda belirtilen adımların bazıları atılmış ve bazıları üzerinde de çalışmalar yürütülmektedir.

  1. İHA kullanımının güvenlik riskleri ve pilotların yasal ve ahlaki sorumluluklar hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmakta.
  2. İHA’lar kayıt altına alınmakta (ülkeye girişten son kullanıcıya satışına kadar).
  3. Ticari veya eğlence amaçlı İHA kullanan pilotlara eğitim ve lisans alma zorunluluğu getirilmekte.
  4. İHA’lara performans ve fiziki kısıtları getirmek planlanmakta.
  5. Yolcu uçakları ile İHA çarpışmalarının etkileri üzerine araştırma yapmak. (Yapılan araştırmalardan birisine bu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.eurocockpit.be/sites/default/files/2017-08/Mid-air%20collision%20study%20RPAS%2C%202017_0.pdf)
  6. Model hava araçlarına (model uçak, helikopter vs.) güvenlik amacıyla uygulanan standartları eğlence için elde edilen İHA’lara da uygulamak.
  7. İyi eğitimli ve yeterli teçhizata sahip yetkili merciler ile yasalları etkili bir şekilde uygulamak.

İHA pazarı göz önünde bulundurulduğunda, hali hazırda İHA teknolojisine dair önümüzdeki süreçte yapılması planlanan teknolojik çalışmalar tüketici eğilimi üzerinden belirlenmektedir. Bu nedenle, İHA kullanımına dair düzenleme yapan ülkeler tarafından bir dizi işlevsel ve tasarım kısıtlamaları yanı sıra pilotlara dair alınması gereken tedbirlere dikkat çekilmektedir. Örneğin İHA kullanımı pilotun görüş alanını geçmeyecek şekilde planlanmalı ve üçüncü şahıslardan ve kalabalıktan uzak alanlarda uçurulmalıdır. Pilotlar eğitimli ve İHA kullanmaya ehil olduğuna dair lisans sahibi olmalıdır. Buna ek olarak, İHA uçurulması yasak olan alanlara bu araçların girişini engellemek amacıyla “geo-fencing” [6] veya elektromanyetik taşıyıcılar [7] ile bir dizi teknolojik önlemler alınmalıdır. Ayrıca, pilottan en fazla 500 metre mesafede ve yerden en fazla 50 metre yükseklik uçurulması gibi fiziksel yasaklar koyulması potansiyel riskleri azaltma açısından faydalı olacaktır.

Her ne kadar İHA kazalarını önlemeye yönelik çalışmalar yapılsa da, İHA teknolojisinin kullanıcı beklentileri ve eğilimleri tarafından belirleniyor olması kazaların önüne geçmede alınan önlemlerin yetersiz kalmasına sebep olabilir. Nitekim İHA risklerini azaltmaya yönelik çalışmalarda öncü ülkelerden birisi olan Amerika’da her sene artan İHA vaka sayısı kapsamlı çözümler üretilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu doğrultuda İHA pazarını düzenleme amacıyla global çapta bir çalışma başlatılması ve pazarın kontrol altında tutulması İHA’ların neden olabileceği kazaları önlemede faydalı olacaktır.

 

Bilişim Uzmanı Erdem BAYRAK

 

REFERANSLAR

[1] http://www.haberturk.com/gundem/haber/1622061-istanbul-semalarinda-drone-tehlikesi

[2] http://avherald.com/h?article=49642a2e&opt=0

[3]  http://atwonline.com/safety/uav-forces-czech-airliner-abort-takeoff

[4] http://www.mirror.co.uk/news/world-news/drone-crashes-boeing-737-jet-9574073

[5] https://www.faa.gov/news/updates/?newsId=87565

[6] Geo-Fencing: İHA üzerinde yer alan GPS ile İHA’nın yasak alanlara girişini engellemek.

[7] İHA kullanımının yasak olduğu alanlarda elektromanyetik taşıyıcılar ile İHA’ların kullandığı frekanslar devre dışı bırakılabilir.

 

 

Continue Reading

Etiket Bulutu

Kategoriler

Trending

Copyright © 2017 Bilgizone. Yeni Bilgi Noktası.