Blog: Elektromanyetik dalgalar » BİLGİZONE
Connect with us

Blog Haber Makaleler

Blog: Elektromanyetik dalgalar

Yayınlama

-

Radyokomünikasyon sektöründe son yıllarda belki de en çok tartışılan konulardan biri de Elektromanyetik Dalgalar.  Bu durumda,  GSM Baz İstasyonlarının sağlığa zararlı olup olmadığı konusu gündeme geliyor ister istemez. Öncelikle Elektromanyetik Dalgalar hakkında kısa bir bilgi vermek istiyoruz.

Uzayda yol alabilen Elektromanyetik dalgaların buluşu ve temel çalışmaları James Clark Maxwell ve Heinrick Hertz tarafından yapılmıştır. Elektromanyetik ismi, elektrik alan ve manyetik alan birleşiminden oluşmasından gelir. Bir elektromanyetik dalga, birbirine dik açılarda, aynı frekanstaki elektrik (E)  ve manyetik alanın (B)  oluşturduğu bir bütündür. Bu iki bileşen birbirine dik, elektromanyetik dalganın yayılma yönü ise her ikisine de diktir.

Elektromanyetik Dalga Çeşitleri

Elektromanyetik dalgalar dalga boylarına göre sınıflandırılır. Dalga boyu iki tepe noktası arasındaki mesafeye verilen isimdir. Elektromanyetik dalga çeşitleri;

Radyo Dalgaları: Sadece radyo sinyallerini değil, TV ve cep telefonu sinyallerini de taşırlar. Dalgaboyları birkaç milimetre ile onlarca kilometreye kadar değişebilir. Frekansları birkaç Kilo Hertz ile birkaç bin Mega Hertz arasında değişir.

Mikro Dalgalar: Yemek pişirmekte de kullanılan bu dalgalar evlerde yemek yapımında çok kullanılan bir kavramdır. Ayrıca telefon ve bilgisayarda veri transferi gibi iletişim amaçlı olarak da kullanılır. Işık, toz ve yağmurun içinden kolaylıkla geçebiliği için uzaydan dünyayı görüntüleme amaçlı da kullanılır.

Kızıl ötesi (İnfrared) Işınlar: Kızıl ötesi ışınlar 1 mikrometre ile 750 nanometre arasında dalga boyuna sahiptir. TV’lerin uzaktan kumandalarında, ayrıca gece görüş gözlüklerinde kullanılır.

Görünür Işık: Elektromanyetik dalgaların görebildiğimiz tek türüdür. Çeşitli renklerde kendini gösterir. Bu renkler, mor, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızıdır. Dalgaboyu kırmızıdan mora doğru azalma gösterir. Tüm bu renkler bir araya geldiğinde dalga boylarının toplamı görünür ışığı oluşturur.

Mor ötesi (Ultraviyole) Işınları: Mor ötesi ışınları insan gözüyle görülmez. 10 ile 380 nanometre aralığında dalga boylarına sahiptirler. Cilde zararlı olup, güneş yanığı ve cilt kanserine sebep olurlar.

X Işınları: Yüksek enerjili ve çok küçük dalga boylu dalgalardır. Elektron tüpleri üzerinde çalışırken Wilhelm Rontgen tarafından tesadüf eseri bulunmuştur. 10 nanometre ile 10 pikometre arasında dalga boyuna sahiptirler. Tibbi alanda görüntüleme yapmak için kullanılır.

Gama Işınları: Çok yüksek enerji ve çok daha küçük dalga boyuna sahiptirler. Atomların parçalanması ve bozunması sonucu açığa çıkarlar. Dalgaboyları 10 pikometreden küçüktür. Tıpta kanser tedavisinde kullanılır.

Elektromanyetik Dalgaların Sağlığa Etkisi

Elektromanyetik dalgaların sağlık yönünden zararları olup olmadığı konusu halen bilim adamlarının araştırma ve tartışma konuları arasındadır. Dünya Sağlık Örgütü’nce insan sağlığı; “Sadece hastalık ya da bedensel ve fiziksel güçsüzlüğün olmadığı bir durum olmayıp, bütün olarak fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olma durumudur.” şeklinde ifade edilmektedir. Bu sebeple kamu sağlığına birinci derecede önem verilmesi hedefiyle halkın bilinçli bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda görülen tabloda, frekans spektrumunda, İyonlaştırıcı (Ionizing) ve İyonlaştırıcı Olmayan (Non-Ionizing) olmak üzere enerjilerine göre, başka bir deyişle canlılara etkilerine göre iki türlü elektromanyetik ışınım vardır.

1. İyonlaştırıcı (Ionizing) Elektromanyetik ışınımlar, hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları iyonlaştırma (yani atomlardaki pozitif (proton) ve negatif (elektron) yükleri bir arada tutan yüksüz nötrona etki ile atomun yapısının bozulması) meydana getirmeye yetecek foton enerjisine sahip yüksek frekans bölgesinde olup, minimum 12 eV (elektron volt)’ tan başlayan enerji değerlerine sahiptir. Örnek olarak, Rontgen (X ışını), Gama ve Kozmik ışınlar verilebilir. Bu ışınlara fazla maruz kalmak, canlıya ait hücredeki organellerin hasara uğraması ve DNA zincirinin bozulması gibi etkilerinden dolayı tehlikelidir.

2. İyonlaştırıcı Olmayan (Non-ionizing) Elektromanyetik ışınımlar ise bu atomik bağları kırmak için gerekli enerjiye sahip olmayan fotonların oluşturduğu Elektromanyetik (EM) dalgalardır. Bunlar; görünür ışık, kızılötesi, mor ötesi, RF (Radyo Frekans) dalgaları, mikrodalga, statik ve manyetik alanlardır. Yani frekans tayfının 1 Hz (Hertz – frekans birimi-saniyedeki dalga sayısı) den başlayarak yaklaşık 1000 GHz’ lik bölümüdür. Ölçülen enerji değeri ise örneğin 300 GHz de 0,00125 eV olup, iyonlaştırma yapacak seviyeye göre çok düşük değerdir. Ancak bu alanlar, bazı faktörlere (yani mesafe, güç ve maruz kalma zamanı vs.) bağlı olarak vücutta ısıl etkiye (ısı artışı) sebep olduğu gibi, bazı uzmanlarca biyolojik etkilere de sebep olabileceği öne sürülmektedir. Kanser etkisi ise henüz kanıtlanmamıştır.

İyonlaştırıcı Olmayan Elektromanyetik dalgaların etkisinde kalan canlılarda; yukarıda belirtildiği üzere, ısıl ve ısıl olmayan iki tür etki oluşabilmektedir. Isıl etkiler, vücut tarafından emilen elektromanyetik enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanmaktadır. Bu sıcaklık artışı, ısının, kan dolaşımı, ter vs. ile atılarak dengelenmesine kadar sürmektedir. Isıl olmayan etkiler ise hala bilinmemekte ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir. Konu hakkında halen 3 görüş bulunmaktadır.

  1. Elektromanyetik Dalgaların iyonlaştırıcı etkisi olmadığından bir zararı yoktur.
  2. Elektromanyetik Dalgaların etkisi 15-20 yıl sonra ortaya çıkar.
  3. Mevcut limit değerler yüksektir ve Elektromanyetik Dalgalar insan sağlığına zararlıdır.

Konu hakkında dünyada yapılan araştırmalarda; Elektromanyetik alanlara maruziyette sınır değerleri belirlenmesi konusunda Dünya ve Avrupa ülkelerinin referans olarak aldığı kurumların başında ICNIRP (International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection / Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komitesi) gelmektedir. Uluslararası alanda bu kuruluşça belirlenen sınır değerler, birçok Avrupa ülkesinde ve dünyanın farklı ülkelerinde en yaygın kabul gören değerler arasındadır. ICNIRP, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslarası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından resmen tanınan bağımsız bir araştırma kuruluşudur. ICNIRP Kılavuzu’nda (ICNIRP Guidelines) yer alan çalışmalar, üniversiteler ve araştırma kuruluşları ile işbirliği yapılarak, çok sayıda mühendis, biyolog, fizikçi, epidemiyolojist ve ilgili başka bilim adamlarından oluşan disiplinler arası bir ekip tarafından yürütülmüştür.

İyonlaştırıcı Olmayan ışıma’ya ilişkin bilgiler çeşitli nedenlerle kamuoyuna oldukça yanlış aktarılmaktadır. Oysa, elektrikle çalışan tüm cihazlar bu ışımayı belli ölçülerde yaymaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün desteklediği ICNIRP özellikle kablosuz teknolojiye ilişkin standartları belirlemiştir. Bilimsel çalışmalar iyonlaştırıcı olmayan ışıma için insan sağlığını etkileyebileceği düşünülen değeri 2.000 Volt/Metre olarak belirlemiştir. Buna bağlı olarak ICNIRP tarafından  için belirlenen üst limit ortam değeri 41.2 Volt/Metre olup, ülkemizde bu değerler Kurumumuz tarafından, ”Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslar Arası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü Ve Denetimi Hakkında Yönetmelik”  çerçevesinde daha da azaltılarak ortam için 30,75 Volt/Metre olarak kabul edilmiştir. Dünya çapında yapılan bilimsel çalışmalar İyonlaştırıcı Olmayan ışımaların insan sağlığı ve çevreye etkisine ilişkin bilimsel kanıt sunmamakla birlikte kullanım alışkanlıklarına ilişkin öneriler geliştirilmektedir.

Her ne kadar yapılan bir çok araştırma ve incelemeler sonucunda gerek elektronik haberleşme altyapılarında kullanılan cihazların (Radyo/TV vericileri, baz istasyonları, R/L v.b) ve gerekse tüketiciler tarafından kullanılan cihazların (cep telefonu, DECT, kablosuz telefonlar, alçak güçlü cihazlar v.b) Dünya Sağlık Örgütü ve ICNIRP gibi kuruluşlar tarafından kabul edilen sınır değerlerin altında kullanılmaları durumunda canlılar üzerinde olumsuz etki yapmadığı yönünde sonuçlara ulaşılsa da, bu alanda devam eden araştırmalar sonuçlanana kadar tüm dünyada söz konusu cihazlarla ilgili işletmecilerin ve üreticilerin gelişen teknolojileri yakından takip ederek ortama yaydıkları Elektromanyetik Dalgaların ve SAR değerleri gibi parametreleri daha düşük seviyelere çekmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmaksızın gereken her türlü tedbiri almaları konusunda hassas davranmaları tavsiye edilmektedir.

 

Mühendis Mahmut KAZANCI

 

Devamını oku
Yorum yaz

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Blog Haber Makaleler

Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Birliği Kriterler

Yayınlama

-

Kapsama yükümlülükleri ile ilgili bundan önceki yazımızda, Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Birliği (CEPT) üyesi ülkelerin elektronik haberleşme sektörünü düzenleyen ve denetleyen otoritelerinin büyük çoğunluğunun, mobil haberleşme yapma yetkisine sahip işletmecilerine kullanım hakları veya lisanslar yoluyla birtakım kapsama yükümlülükleri getirdiğini ve bunlardan bazılarının kapsama yükümlülüğünü sadece ses hizmeti için veya veri hizmeti için getirirken bazılarının ise her ikisi için de söz konusu olduğu bilgisini vermiştik. Bu yazımızda ise Elektronik Haberleşme Komitesi (ECC)  tarafından CEPT üyesi bazı ülkelerde yapılan mobil haberleşme altyapısı üzerinden ses ve veri hizmeti için ayrı ayrı bazı kapsama kriterlerine ilişkin anket sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Ses Kapsama Kriteri

Bir telefon çağrısı yapabilmek: Örneğin Fransa’da, ses kapsama kriteri, binaların dışında ve yaya hızı ile yürürken bir dakikalık telefon görüşmesi yapabilmek bir kriter olarak belirlenmiştir. Bu kriterin avantajı, kapsamayı tanımlamak için gerçekçi bir kullanılabilirlik sunar.

Alan Şiddeti: Ankete verilen cevaplar, 38 dBµV/m ile 58 dBµV/m aralığını verir. Yerden yükseklik (1,5 m’den 1,7 m’ye kadar) ve hücre kenar olasılığı (%50 den %75 e kadar) gibi bazı ilave ön koşullar getirildi.

Bu kriter, düzenleyici kurumlara kapsama için bazı teorik hesaplamaları yaptırsa da ses kapsamasını kolay bir şekilde doğrulama olanağını sağlayamıyor. Böylece ses kapsaması alan şiddetine doğrudan bağlanıyor. Gerçekte ise bu bağlantı, yapılmak istenen bir telefon görüşmesini etkileyen hücre yükü gibi diğer bazı parametreler nedeni ile o kadar basit bir işlem değil.

Sinyal Şiddeti: Ankete verilen cevaplar, -106 dBm ile -75 dBm aralığını veriyor. Yerden yükseklik (1,7 m’den 3 m’ye kadar) ve hücre yükü olasılığı (2.1 GHz bandında %30) gibi bazı ilave ön koşullar getirildi.

Alan şiddetinde olduğu gibi sinyal şiddetindeki bu kriter de düzenleyici kurumlara kapsama için bazı teorik hesaplamaları yaptırmasına karşın ses kapsamasını kolay bir şekilde doğrulama olanağı veriyor. Böylece ses kapsaması sinyal şiddetine doğrudan bağlanabiliyor. Gerçekte ise bu bağlantı, yapılmak istenen bir telefon görüşmesini etkileyen hücre yükü gibi diğer bazı parametreler nedeni ile o kadar basit değil.

Ses hizmeti için kalite ölçümü: Örneğin bir CEPT üyesi ülkede tanımlanan değer RxQUAL≤4;

ECC Report 118’e göre, RxQUAL değeri, ölçüm anında belirli bir RxLEV değeri ile birlikte kullanılır (lokasyonun kapsanıp kapsanmadığını belirlemek için karar verilen bir eşik değeri, örneğin RxLEV ≥ 18 (≥ -92 dBm) ve RxQUAL ≤ 4 gibi).

Ses kapsaması için bir kriter/ölçüt olarak spesifik bit hızı: Ankete verilen cevaplarda aralık 12.2 kbps’dan 144 kbps’a kadar değişkenlik gösteriyor. Ek olarak outdoor şartı ön koşul olarak veriliyor. Bit hızı telefon görüşmesi yapabilme kabiliyeti olarak gerçekçi olsa da, pratikte bir işletmecinin kapsamasını hesaplamakta daha zor.

Düzenleme yapan otoriteler, ses kapsamasının sağlanıp sağlanmadığını değerlendirmek için kriter olarak alan şiddeti veya sinyal şiddetini kullanıyor. Genel olarak sinyal şiddetini bir kriter olarak kullanan bu idareler UMTS’e göre GSM için daha yüksek değerleri tanımladılar.

Veri Kapsama Kriteri

Ankete verilen cevaplar, veri kapsamasının sağlanması için çeşitli kriterlerin yerine getirilmesi gerektiğini gösteriyor. Birçok durumda bit hızının belirlenmesi gerektiği söylense de tüm cevaplarda bunun sağlanması gereken bir ön koşul olduğu söylenemez. Anketteki cevaplarda olası farklı kriterlerin de tanımlanması gerektiği vurgulanıyor.

Teorik olarak maksimum veri hızı: Örnek olarak Fransa’da, Teorik olarak maksimum veri hızı, LTE teknolojisi için tahsis edilmiş bandlarda, “downlink” (aşağı yönde: baz istasyonundan cep telefonuna doğru iletim) en az 60 Mbit/s olması zorunluluğu getirildi.

“downlink” veri hızı: Düzenleyici kuruluşların büyük bir çoğunluğu minimum bir “downlink” veri hızını sağlama zorunluluğu getirdi. Geniş bant için 144 kbps ile 30 Mbps değerleri arasında değişen çeşitli veri hızları tanımlanmışken dar bantlar için daha düşük değerler verildi.

Bazı idareler bu yükümlülükleri, başlangıçta daha düşük veri hızları belirleyip yıllar geçtikçe zaman göre artacak şekilde belirledi. Bir kısmı ise bazı lokasyonların diğer yerlere göre daha yüksek veri hızlarında kapsama sağlamalarını lisans şartı olarak yükümlülük haline getirdi.  Örneğin Avusturya’da bazı belediyelerde “downlink” yönünde 2 Mbit/s ve “uplink” yönünde (yukarı yönde: cep telefonundan baz istasyonuna doğru iletim) 0.5 Mbit/s veri hızı belirlenirken geri kalan yerlerde veri hızı “downlink” yönünde 1 Mbit/s ve “uplink” yönünde 0.25 Mbit/s belirlendi.

Gün içerisinde 24 saat boyunca değişkenliği de dikkate almak mümkün olabiliyor. Örneğin İzlanda’da lisans alındıktan sonra 4 yıl içerisinde “downlink” kapsaması için, 10 Mbps (bazen 24 saat boyunca), 3.85 Mbps (ortalama 24 saat) ve 2.5 Mbp (ortalama en yoğun 3 saat) veri hızları isteniyor.

Bir kısım düzenleyici kurumlar asgari bir veri hızı ile asgari bir nüfusun kapsanmasını isteyip, kapsama alanını diğer yerlere genişletmeden önce bazı özel yerlerin kapsanması gerekliliğini yükümlülük olarak sundu.

RSRP (Reference Signal Received Power) ve SINR (signal-to-interference-plus-noise ratio ) için limit değerler de belirlendi. Çek Cumhuriyeti’nde, LTE 800 MHz için RSRP -109 dBm (outdoor) ve SINR için ise 5 dB limit değer. Farklı kriterler (nüfus, zamana göre artış, belirli lokasyon, v.b) ülkelerin ihtiyaçlarına göre ve düzenleyici kuruluşların bakış açılarına göre yükümlülük olarak düzenlenebiliyor.

Devamını oku

Blog Haber Makaleler

Türkiye’nin Dijital Dönüşümü

Yayınlama

-

Dünyanın dijital dönüşümü hız kesmeden devam ediyor, Türkiye’de bu dönüşümden etkilenerek yeni fikirler ve teknolojiler ortaya çıkarıyor.

Hadi gelin 2017’de Türkiye’de hangi dijital dönüşümler olmuş birlikte bakalım:

 

Türkiye’nin İlk Yerli Arama Motoru: Yaani

Turkcell’in Yandex iş birliğiyle hayata geçirdiği Yaani, Türkiye’nin kapsamlı ve fonksiyonel ilk arama motoru oldu. Web ve mobil uygulamalar üzerinden hizmet veren Yaani, Türk gamer yapısına uygun olarak tasarlandı.

 

Türkiye’nin İlk İnsansı Robot Fabrikası Konya’da Açıldı

Konya’da yerli yazılım firması Akınsoft tarafından hayata geçirilen AkınRobotics, 2 bin 700’ü kapalı olmak üzere toplam 11 bin metrekare alana kuruldu. Seri üretime başlayan fabrika; garson, yardımcı eleman, büro elemanı gibi farklı alanlarda çalışabilecek insansı robotlar üretiyor.

 

Hastaneler Hımss Stage 6 Belgesi Alarak Dijitalleşti

Hastanelerin dijital dönüşümü 2017 yılında da hızla devam etti. Hastaneler uluslararası standartlara uygun hale getirilerek dijital cihazlarla donatıldı. Bu dönüşümün sonucunda da pek çok hastane HIMSS Stage 6 Uluslararası Dijital Hastane Belgesini almaya hak kazandı.

 

Online Yayın Platformları Başarılı Dizilerle Ses Getirdi

Televizyonun dijitale dönüşümü 2017 yılında da yükselerek devam ediyor. Yerli dijital yayın platformları Puhutv ve Blutv yeni dizileriyle oldukça yoğun kullanılarak popüler bir hale geldi.

 

 

Kişisel Verilerin Silinmesine Yönelik Yönetmelik Düzenlendi

Kişisel verilerin yok edilmesi, silinmesi veya anonim hale getirilmesiyle ilgili 28.10.2017 tarihli yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı. Kişisel bilgilerimizin bilgimiz dahilinde ya da bilgimiz olmadan kullanılmasına ilişkin düzenlemeler getirildi. Artık kurumlar verilerimizi periyodik olarak silecek, yok edecek ya da anonim hale getirecek. Ve bu bilgileri en fazla üç yıl muhafaza edebilecek.

 

Tubitak Blockchain Laboratuvarı Kurdu

Tubitak Blockchain ve dijital para teknolojilerinin araştırılması ve bu konuda çalışma alanlarının belirlenmesi için araştırma laboratuvarı kurdu. Laboratuvara ise “BCLabs” adı verildi.

 

Yerli Otomobil İçin Düğmeye Basıldı

“Türkiye’nin Otomobili Projesi” için düğmeye basıldı. Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell ve Zorlu Holding’in yer aldığı ortak girişim grubu çalışmalarına yoğun bir hızla başladı.

 

Türk Öğrenciler Robotları ile Çin’de Büyük Ödüller Kazandılar

Çin’de düzenlenen robot yarışması “Robot Challenge 2017″ye katılan Türk öğrenciler, Türkiye’ye üç büyük ödülle döndü.

 

Türk Telekom’un Milli Klavyesi Tambu Hayatımıza Girdi

Türk Telekom’un ar-ge şirketi Argela tarafından hayata geçirilen Tambu, Türkiye’nin ilk milli dijital klavyesi oldu. Tambu, kültürümüzü yansıtan gif, emoji ve atasözleri ile kullanıcılarına keyifli bir deneyim sunuyor.

Devamını oku

Blog Haber Makaleler

Clickbait Nedir?

Yayınlama

-

Türkçe ismiyle Tık Tuzağı olan Clickbait, günümüzde sıkça rastladığımız bir manipülasyon yöntemidir.

Web sitelerin ilgi çekici ve merak uyandırıcı başlıklar kullanarak okuyucuyu istedikleri sayfalara yönlendirmeleri amacıyla kullanılır.

Haber sitelerinden aşina olduğumuz Clickbait’i size birkaç cümleyle hatırlatmak istiyorum:

“Son dakika! O Ünlü Nerede Görüldü!” ya da ”Şok,şok,şok! Olay Video” gibi çarpıcı başlıklarla gördüğünüz aslını yansıtmayan içeriklerin genelini Clickbait olarak adlandırılır.

 

Peki neden bu kadar sık karşılaşıyoruz?

Bu yöntem siteye ya da youtube videolarına hem daha fazla tık kazandırıyor hem de kullanıcıyı içerikte daha uzun süre tutuyor. Haliyle dijital dünyada bunun karşılığı para oluyor.

 

 

Clickbait’in Tehlikeleri?

Sıklıkla karşılaştığımız bu yöntemlerin bazen çok daha kötü amaçları olabiliyor.

İşte kurbanı olabileceğimiz bazı tehlikeler:

  1. Virüs Tehdidi: Çok sayıda trojen ya da zararlı yazımlar barındırabilir.
  2. Oltalama(Phishing): Kişilerin şifre ve banka bilgilerini öğrenmek amacıyla kullanılır. Bankalardan hediye kazandınız başlığıyla gönderilen sahte mailler ve yönlendirdiği paravan siteler örnek verilebilir.
  3. Ücretsiz Anketler: Hediye vadi ile bilgilerinizi anket yardımıyla iletmeniz istenir.
  4. Clickjacking: Hacker ve dolandırıcılar tarafında daha detaylı hazırlanan yöntemlerden biridir. Asıl amaç kullanıcıyı sahte bir butona yönlendirip gerçekte başka bir işlem yapılmasını sağlamaktır.

 

 

Devamını oku

Blog

Blog Haber Makaleler2 hafta

Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Birliği Kriterler

Kapsama yükümlülükleri ile ilgili bundan önceki yazımızda, Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Birliği (CEPT) üyesi ülkelerin elektronik haberleşme sektörünü düzenleyen...

Blog Haber Makaleler2 hafta

Türkiye’nin Dijital Dönüşümü

Dünyanın dijital dönüşümü hız kesmeden devam ediyor, Türkiye’de bu dönüşümden etkilenerek yeni fikirler ve teknolojiler ortaya çıkarıyor. Hadi gelin 2017’de...

Blog Haber Makaleler3 hafta

Clickbait Nedir?

Türkçe ismiyle Tık Tuzağı olan Clickbait, günümüzde sıkça rastladığımız bir manipülasyon yöntemidir. Web sitelerin ilgi çekici ve merak uyandırıcı başlıklar...

Blog Haber Makaleler3 hafta

Instagram’ın Son Görülme Özelliği Nasıl Kapatılır?

Instagram, son yaptığı güncelleme ile iOS ve Android kullanıcılarına WhatsApp’tan aşina olduğumuz son görülme özelliğini aktif etti. Neyse ki bu özellik Instagram’ın yalnızca mesajlaşma bölümünde yer alıyor. Kullanıcılar mesajlaştığı kişilerin Instagram’a son giriş yaptıkları zamanı...

Blog Haber Makaleler3 hafta

İnternet Değişim Noktası-II

Bir önceki yazımda [1] İnternet Değişim Noktalarının (İDN) idari ve teknik yapıları hakkında bilgi vermeye çalıştım. Yazımın üzerinden yaklaşık üç ay...

Blog Haber Makaleler4 hafta

2018’in Dijital Trendleri Ne Olacak?

Her geçen gün dünya yeni bir teknoloji, yeni icatla tanışıyor. Bu değişimle birlikte dijital dünyadaki trendler de farklılaşıyor kullanıcılar yeni...

Blog Haber Makaleler1 ay

Dijitalden Fijitale

Dijital devrim ile birlikte hayatımızın her anında köklü değişiklikler oldu, satın aldığımız ürünlerden yediğimiz içtiğimiz yiyeceklere kadar neredeyse tüm alışkanlıklarımız...

Galeri

Teknoloji Galerileri2 gün

Yapay zekalı robot kurye: Yape

Gelişen robot teknolojisiyle, her geçen gün bilimkurgu filmlerini aratmayan ürünler görücüye çıkıyor. İtalyan araştırmacılar, yapay zeka ile donatılmış Yape adında...

Teknoloji Galerileri3 gün

Gördüğünüzde Kaçmanız Gereken 10 Canlı

Her yıl yüz binlerce insan farklı hayvanların saldırısı ya da bu hayvanların bulaştırdığı hastalıklar yüzünden ölüyor. İşte dünyanın en ölümcül canlıları…...

Otomotiv Haberleri5 gün

TOYOTA e-PALETTE Dünyayı Alt Üst Edecek Proje

Dünyaca ünlü otomobil firmaları son yıllarda otonom özellikli araçlarının konseptlerini görücüye çıkarma konusunda yarış içindeler. Aslında bu şu anlama geliyor:...

Otomotiv Haberleri1 hafta

Aeromobil’in fiyatı belli oldu

Slovakya’da geliştirilen uçan otomobil modeli Aeromobil’in fiyatı belli oldu. Şirketten yapılan açıklamaya göre, modelin fiyatı 1.3 milyon dolar.   1.3...

Genel Bilgi2 hafta

Ege Denizi’nde 2 bin yıllık bilgisayar

1900’de Ege Denizi’nde sünger avcıları denizden ilginç bir cihaz çıkardı. 2 bin yıllık bu cihaz; Merkür, Venüs, Mars, Satürn ve...

Mobil Telefon Haberleri2 hafta

Land Rover’ın telefonu ortaya çıktı

Bir süreden beridir Land Rover’ın akıllı telefon çıkarmak istediği ve üstünde çalıştığı raporlanıyordu. Sonunda Land Rover’ın telefonu ortaya çıktı. Modüler...

Teknoloji Galerileri2 hafta

Dünyanın En İlginç Ormanları

Doğanın bize sunduğu her şey eşssiz güzelliği sahip ve kendine hayran bırakıyor. Bu galerideki ormanlara bakarken şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Polonya-Crooked Ormanı...

Etiket Bulutu

Kategoriler

Trending

Gizlilik Bildirimi

Copyright © 2017-2018 Bilgizone. Yeni Bilgi Noktası. Wordpress 4.9.1 Bilgizone Teması ile güçlendirilmiştir.
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Bilgizone harici linklerin sorumluluğunu almaz.