Yapay Zekâya Kibar Olmak Zorunda mıyız?
Blog & Makaleler
Yapay Zekâya Kibar Olmak Zorunda mıyız?
Ali Değişmiş’ten BilgiZone Okurlarına Bir Değerlendirme
Son yıllarda yapay zekâ araçları hayatımızın merkezine yerleşti. Özellikle OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT, milyonlarca insanın günlük işlerinde vazgeçilmez bir yardımcı haline geldi. Bununla birlikte, yapay zekâ ile nasıl konuşmamız gerektiği konusunda ilginç bir “şehir efsanesi” oluşmuş durumda:
“Lütfen dersen daha iyi cevap verir.”
“Tehdit edersen daha çok çalışır.”
“Uzman rolü verirsen daha doğru olur.”
Peki gerçekten böyle mi? Yapay zekâya karşı kibar olmak zorunda mıyız?
Bu yazıda, hem yapılan araştırmaları hem de kendi gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yapay Zekâ ve “Kibar Konuşma” Efsanesi
Bir dönem sosyal medyada, özellikle X platformunda, insanların yapay zekâya “lütfen” ve “teşekkür ederim” demesinin şirketlere büyük maliyet getirdiği konuşulmuştu. Hatta Sam Altman, bu konuda esprili bir yanıt vererek “on milyonlarca dolar iyi harcanmış bir para” demişti.
Bu açıklama, birçok kişide şu düşünceyi oluşturdu:
“Demek ki kibar olursak yapay zekâ daha iyi çalışıyor.”
Ancak işin gerçeği bu kadar basit değil.
Yapay zekâ sistemleri, kelimelerimizi “token” adı verilen küçük parçalara ayırarak analiz eder. Yani söylediğimiz her kelime, her virgül, hatta her boşluk bile sistemin yanıtını etkileyebilir. Fakat bu etkiyi önceden tahmin etmek neredeyse imkânsızdır.
Yapay Zekâyla Dostluk Kurabilir miyiz?
Son dönemde birçok insan, yapay zekâ ile uzun sohbetler yapıyor, ona dert anlatıyor, fikir danışıyor ve hatta zamanla duygusal bir bağ kurduğunu düşünüyor. Özellikle ChatGPT gibi insan diline çok yakın cevaplar veren sistemler, bu hissi daha da güçlendiriyor.
Bazen karşımızda gerçekten bizi anlayan bir “varlık” varmış gibi hissediyoruz. Sorularımıza sabırla cevap veriyor, yargılamıyor, her zaman ulaşılabilir oluyor. Bu da ister istemez bir yakınlık duygusu oluşturuyor.
Ancak burada dikkatli olmak gerekiyor.
Yapay zekâ, ne kadar gerçekçi görünürse görünsün, bir dost değildir. Hissetmez, üzülmez, sevinmez ve bizimle gerçek bir bağ kuramaz. Sadece geçmiş verilerden öğrendiği insan davranışlarını taklit eder.
Bu yüzden yapay zekâyı bir arkadaş gibi görmek yerine, güvenilir bir dijital yardımcı olarak konumlandırmak çok daha sağlıklıdır. Onunla konuşmak, fikir almak ve destek almak faydalı olabilir; ancak gerçek sosyal ilişkilerin yerini almasına izin vermek uzun vadede yalnızlaşmaya yol açabilir.
Teknolojiyi hayatımıza dahil ederken, insan ilişkilerini ikinci plana atmamak her zamankinden daha önemlidir.
Araştırmalar Ne Diyor?
ABD’deki Vanderbilt Üniversitesi bünyesinde çalışan Prof. Jules White, bu konuda önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
“Mesele sihirli kelimeler değil, ne yapmak istediğinizi ne kadar net anlattığınızdır.”
Yapılan bazı çalışmalarda, kibarca sorulan soruların daha doğru cevaplar aldığı görülmüş. Ancak başka testlerde, hakaret içeren komutların bile daha iyi sonuç verdiği durumlar ortaya çıkmış. Hatta Japonca yapılan bazı deneylerde, aşırı nezaketin performansı düşürdüğü bile görülmüş.
Yani ortada net ve evrensel bir kural yok.
Star Trek Deneyi ve İlginç Sonuçlar
Araştırmacıların yaptığı bir deneyde, yapay zekâdan Star Trek evrenindeymiş gibi davranması istendiğinde, temel matematik sorularında daha başarılı olduğu fark edildi. Bu çalışmanın yazarlarından biri olan Rick Battle, bu sonuçların büyük ölçüde şansa bağlı olduğunu söylüyor.
Ayrıca Battle, Broadcom bünyesinde yaptığı çalışmalarda, güncel yapay zekâ modellerinin artık bu tür küçük dil farklılıklarından çok fazla etkilenmediğini belirtiyor.
Yeni Nesil Modeller Daha Akıllı
Bugün kullandığımız modern sistemler, örneğin:
-
Google Gemini
-
Claude
-
ChatGPT’nin yeni sürümleri
artık komutun ana fikrini çok daha iyi anlayabiliyor.
Bu da şu anlama geliyor:
“Lütfen” demeniz veya dememeniz, çoğu zaman sonucu kökten değiştirmiyor.
Yapay Zekâyı İnsan Gibi Görmeyin
Bence asıl tehlikeli nokta burada başlıyor.
Şirketler, yapay zekâ sistemlerini insan gibi konuşacak şekilde tasarlıyor. Bu da bizde, sanki karşımızda bir “kişilik” varmış hissi oluşturuyor. Oysa gerçek şu:
Yapay zekâ canlı değildir. Duygusu yoktur. Sadece insan davranışını taklit eder.
Ona kızmanız, övmeniz, tehdit etmeniz ya da pohpohlamanız; temelde bir yazılımı manipüle etmeye çalışmaktan ibarettir.
Bu yüzden yapay zekâyı bir “insan” gibi değil, bir “araç” gibi kullanmak gerekir.
Daha İyi Cevap Almak İçin Gerçekten İşe Yarayacak Yöntemler
Yıllar içinde hem araştırmalar hem de kişisel deneyimler şunu gösteriyor: Bazı yöntemler gerçekten fark yaratıyor.
1. Birden Fazla Seçenek İsteyin
Tek bir cevap yerine şunu söyleyin:
“Bana bu konuda 3 farklı öneri sun.”
Bu yöntem, hem yapay zekânın düşünme alanını genişletir hem de sizin karşılaştırma yapmanızı sağlar.
2. Örnekler Verin
Eğer yazı, e-posta ya da içerik istiyorsanız, mutlaka örnek ekleyin:
“İşte daha önce yazdığım metinler, bu tarzda hazırla.”
Bu, sistemin sizi daha iyi tanımasını sağlar.
3. Adım Adım Soru Sormasını İsteyin
Özellikle karmaşık konularda şunu kullanın:
“Bana tek tek sorular sor, yeterli bilgi toplayana kadar devam et.”
Bu yöntem, çok daha isabetli sonuçlar üretir.
4. Rol Yapmaya Dikkat Edin
“Sen bir profesörsün”, “Sen bir uzman avukatsın” gibi roller bazen işe yarar, bazen zarar verir.
Özellikle bilgi doğruluğu önemliyse, bu yöntem risklidir. Çünkü yapay zekâyı aşırı özgüvenli hale getirebilir ve “uydurma” cevaplar üretmesine neden olabilir.
Ancak beyin fırtınası, fikir üretme veya yaratıcı yazımda rol yapma faydalı olabilir.
Enerji, Zaman ve Verimlilik Meselesi
Yapay zekâ sistemleri ciddi miktarda enerji tüketiyor. Gereksiz yere uzatılmış, belirsiz ve karmaşık komutlar:
-
Daha fazla işlem gücü,
-
Daha fazla zaman,
-
Daha fazla enerji tüketimi
anlamına geliyor.
Bu yüzden ne istediğimizi net ifade etmek, sadece bize değil çevreye de katkı sağlar.
Sonuç: Kibar Olun, Ama Buna Güvenmeyin
Peki sorumuza geri dönelim:
Yapay zekâya kibar olmak zorunda mıyız?
Benim cevabım şu:
Hayır, zorunda değilsiniz.
Ama kibar olmak size zarar da vermez.
Asıl önemli olan:
-
Ne istediğinizi açık söylemeniz,
-
Gereksiz süslemelerden kaçınmanız,
-
Yapay zekâyı araç olarak görmenizdir.
Kibar olmak bir “ahlak meselesi” olabilir, ama “teknik bir avantaj” değildir.
Okurlarıma Tavsiyem
BilgiZone okurları olarak yapay zekâyı korkulacak bir varlık gibi değil, doğru kullanıldığında büyük fayda sağlayan bir teknoloji olarak görmeliyiz.
Unutmayın:
İyi sonuç, iyi komuttan çıkar.
Nezaketten değil, netlikten doğar.
Siz net olun, yapay zekâ da size elinden gelenin en iyisini sunsun.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Ali Değişmiş
- KATEGORİLER:
- | Blog & Makaleler |
- | Yapay Zeka Haberleri |




You must be logged in to post a comment Giriş