Para, Egemenlik ve Medeniyet: Para Üzerinden Medeniyet Okuması
Blog & Makaleler
Para, Egemenlik ve Medeniyet: Suriye Parasındaki “Lâ ilâhe illallah” Tartışmasına Dair
Son günlerde Suriye’de basılan paraların üzerinde “Lâ ilâhe illallah” ifadesinin yer aldığı iddiası, bazı çevrelerde eleştirilere konu oldu. Bu eleştiriler, çoğu zaman meseleyi güncel siyasi reflekslerle ele almakta; ancak konunun tarihî, medeniyetî ve egemenlik boyutu göz ardı edilmektedir.
Oysa para, tarih boyunca yalnızca bir alışveriş aracı değil; aynı zamanda egemenliğin, kimliğin ve medeniyet tasavvurunun en açık sembollerinden biri olmuştur.
Bu yazı, Suriye banknotlarına ilişkin görsellere dair iddiaların doğruluğundan bağımsız olarak; bir parada dini sembollerin yer alıp alamayacağı meselesini tarihî ve medeniyetî bir çerçevede ele almaktadır.
Para Bir Medeniyet Dili Konuşur
Bir devletin bastığı para, o devletin:
-
Hangi değerler üzerine kurulduğunu,
-
Hangi kültürel ve inanç dünyasına yaslandığını,
-
Hangi egemenlik iddiasını taşıdığını
sessiz ama güçlü bir şekilde ilan eder.
Bu yönüyle para; bayrak, marş ve anayasa kadar siyasi ve sembolik bir unsurdur.
Tarihî Gerçeklik: İslam Devletleri ve Tevhid Vurgusu
Tarih incelendiğinde, İslam devletlerinin para üzerinde inanç ifadelerine yer vermesi istisna değil, kuraldır.
Emevîler, ilk bağımsız İslam paralarını bastıklarında sikkelerin üzerine
“Lâ ilâhe illallah vahdehû” ifadesini yazmıştır.
Abbâsîler, paralarında hem tevhid hem halifelik vurgusunu birlikte kullanmıştır.
Selçuklular, ayet ve dua ifadelerine yer vermiş;
Osmanlı Devleti ise asırlar boyunca bastığı paralarda
“Azze nasruhû”, “Duribe fi…” gibi dini ve siyasi ibareleri kullanmıştır.
Bu uygulamalar, dinin araçsallaştırılması değil; devletin kendi medeniyet dairesini bilinçli şekilde ilan etmesi anlamına gelmiştir.
Eleştirilerin Kaynağı: Tarih Değil, Algı
Bugün yapılan eleştirilerin önemli bir kısmı, modern ulus-devlet refleksiyle hareket etmekte ve tarihi kendi bağlamından koparmaktadır.
Oysa Batı dünyasında da:
-
ABD dolarında “In God We Trust” ifadesi yer almakta,
-
Avrupa monarşilerinde paralar hükümdarın kutsallık vurgusuyla basılmaktadır.
Bu durum “normal” kabul edilirken, İslam coğrafyasında benzer bir sembolün “gericilik” ya da “ideolojik dayatma” olarak etiketlenmesi, çifte standarttır.
Asıl Soru Şudur
Mesele şu değildir:
“Para üzerinde dini ifade olur mu?”
Asıl soru şudur:
Bir devlet, kendi medeniyet kodlarını açıkça ifade edebilir mi?
Eğer bir devlet:
-
Kendi parasını basabiliyor,
-
Üzerine kendi değer dünyasını yansıtabiliyor,
-
Kimliğini saklama ihtiyacı duymuyorsa,
bu, zayıflık değil egemenlik göstergesidir.
Para Üzerindeki İnanç İfadeleri ve Saygı Tartışması: Yanlış Bir Kaygının Anatomisi
Suriye parasında “Lâ ilâhe illallah” ifadesinin yer almasına yönelik eleştirilerin önemli bir kısmı, meselenin siyasi boyutundan ziyade gündelik kullanım ve saygı ekseninde şekillenmektedir. Özellikle “üzerinde bu ifade bulunan bir parayla tuvalete girilmesi” ya da “uygunsuz yerlere konulması” gibi kaygılar dile getirilmektedir.
Bu kaygılar, ilk bakışta samimi bir hassasiyet gibi görünse de, tarihî ve fıkhî bağlamdan koparıldığında meseleyi yanlış bir noktaya taşımaktadır.
Yazı ile Mana Arasındaki Fark
İslam düşüncesinde ise önemli bir ayrım vardır:
Yazının kendisi ile manası aynı şey değildir.
Bir kelimenin mushaf içinde yer almasıyla, günlük hayatta bir araç üzerinde bulunması aynı hükme tabi değildir. Arap harfleri kutsal değildir; o harflerle yazılan mana kutsaldır. Bu nedenle tarih boyunca kitabelerde, sikkelerde, bayraklarda ve mühürlerde ayetler, kelime-i tevhid ve dua ifadeleri kullanılmıştır.
Eğer bu kullanım başlı başına sakıncalı olsaydı, İslam tarihinde bin yılı aşkın bir uygulamanın var olması mümkün olmazdı.
Tarihsel Pratik ve Fıkhî Ölçü
İslam tarihindeki paralar pazarlarda elden ele dolaşmış, keselerde taşınmış, evlerde muhafaza edilmiş, yolculuklarda kullanılmıştır. Bu paralarla insanlar yatmış, kalkmış, tuvalete girmiş, savaşta bulunmuştur.
Hiçbir klasik fıkıh metninde, “üzerinde kelime-i tevhid bulunan para ile tuvalete girilmez” şeklinde genel bir yasak yer almaz. Zira İslam hukukunda esas olan niyet ve kasıttır.
Hakaret kastı olmaksızın, günlük kullanım gereği bir nesneyi taşımak saygısızlık değildir. Asıl sakıncalı olan; bilerek tahkir etmek, alay etmek ve küçük düşürmektir. Bu ise para basımıyla değil, bireysel tutumla ilgilidir.
Aynı Hassasiyet Her Yerde Var mı?
Burada şu soru kaçınılmazdır:
Cep telefonlarımızda:
-
Kur’an uygulamaları,
-
Ayet metinleri,
-
Dua yazıları
bulunurken, telefonla tuvalete girildiğinde aynı itiraz neden gündeme gelmez?
Bu durum, eleştirilerin çoğunun tutarlı bir fıkhî zeminden değil, algısal bir refleksten beslendiğini göstermektedir.
Para Üzerindeki İfade Saygısızlık Değil, Sürekliliktir
Para, dolaşım içindir. Dolaşımda olan bir nesnenin steril alanlarda tutulması mümkün değildir. Bu gerçek, o nesne üzerindeki manaya saygısızlık anlamına gelmez.
Aksine, o ifadeyi:
-
Hayatın merkezine koymak,
-
Gündelik akışın parçası hâline getirmek,
İslam medeniyetinde yabancı değil, tanıdık bir yaklaşımdır.
Bir Sonuca Varacak Olursak
“Lâ ilâhe illallah” ifadesinin para üzerinde yer almasını, tuvalet ve uygunsuz mekân argümanlarıyla eleştirmek, meseleyi niyet, tarih ve fıkıh bağlamından koparmaktır.
Saygı; harfleri cam fanusa kapatmakla değil,
manayı hayatta doğru yerde tutmakla olur.
İslam tarihi bize şunu açıkça gösterir:
Bir medeniyet, inancını hayattan dışlayarak değil; hayatın içine taşıyarak yaşatır.
“Lâ ilâhe illallah” ifadesinin para üzerinde yer alması, yeni ve radikal bir uygulama değil; İslam tarihinin doğal bir devamıdır. Para, bir medeniyetin imzasıdır. O imza, kimi zaman bir hükümdar portresi, kimi zaman bir slogan, kimi zaman da bir inanç cümlesi olur.
Şehirler yıkılır, rejimler değişir;
ama bir medeniyet, bastığı parayla tarihe not düşer.
Bugün Suriye parasında yer alan bu ifade de, doğru okunursa bir tartışma konusu değil; medeniyet hafızasının hatırlatılmasıdır.
Ali Değişmiş
Editöryal Açıklama:
Kamuoyunda dolaşıma sokulan ve Suriye’nin yeni banknotuna ait olduğu iddia edilen bazı görsellerin doğruluğu resmî kaynaklarca teyit edilmiş değildir. Yapılan açık kaynak taramalarında, bu görsellerin bir kısmının yapay zekâ üretimi olabileceğine dair iddialar yer almaktadır. Ancak bu metin, söz konusu iddiaların doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak; bir devletin bastığı para üzerinde dini ve inanç temelli sembollerin yer alıp alamayacağı meselesini tarihî, medeniyetî ve ilkesel bir çerçevede ele almak amacıyla kaleme alınmıştır.
- KATEGORİLER:
- | Blog & Makaleler |
- | Kültür Sanat Haberleri |



