Connect with us
Puan: 82/100 İnceleme : 247

Fenomenlerin Hayatı Nasıl Değişiyor?

Genel Bilgi

Yayınlama

-

Sosyal medyanın hızla yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan fenomenlik bilimsel bir araştırmada ele alınarak, değişimler ve dönüşümlere ilişkin önemli veriler ortaya konuldu.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şevki Işıklı ile aynı fakülteden öğrencisi Ulkar Gulmammadzada tarafından yapılan araştırmada, sosyal ağlardaki beğeni, paylaşma, yorum ve tıklama gibi etkileşimlerle takipçilerin fenomenler açısından toplumsal onay makamı işlevi gördüğü belirtildi.

Doç. Dr. Şevki Işıklı, yaptığı açıklamada, sosyal medya platformları üzerine yapılan araştırmada, Instagram’ın kullanıcılarını başka birine dönüştürme potansiyeline dair yeni kanıtlar keşfedildiğini ifade ederek, “Sosyal ağlardaki beğeni, paylaşma, yorum ve tıklama gibi etkileşimler, aslında kullanıcının takiplerden aldığı feedback’tir. Instagram kullanıcıları, takipçilerinden istediği miktarda geri bildirimi alamazlarsa, onay ve takdiri göremediklerini ve yeterince etkili bir paylaşım yapmadıklarını düşünüyorlar. Takipçiler, toplumsal onay makamı gibi oluyor.” diye konuştu.

Işıklı, fenomenlik sürecine giren kullanıcıların takipçi etkilerini bir turnusol kağıdı gibi kullandığını, kişiliklerini büyük oranda takipçilerin beğenilerine, ilgisizliklerine ve yorumlarına göre yeniden biçimlendirdiğini kaydederek, takipçi etkisini fark eden kullanıcıların fenomen olabilmek için kendi kişiliklerinden taviz verdiğini, kendilerine ters gelse de takipçilerinin beğeneceği içerikler paylaştığını aktardı.

Araştırmada, bazı Instagram fenomenlerinin sayfasını mercek altına aldıklarını ifade eden Işıklı, şöyle devam etti:

“Az etkileşim alan fenomenlik öncesi paylaşımları ile çok fazla etkileşim alan fenomenlik sonrası paylaşımları, Goffman’ın ‘dramaturjik’ yöntemiyle analiz ettik. Ayrıca yüz yüze anket uygulaması yaptıktan sonra ilginç bulgular ortaya çıktı. Takipçi sayısı, sanal dünyada itibar ve şöhret demek, hatta güç ve iktidar demek. Eğer gerçek dünyada herhangi bir başarınız yok fakat sosyal medya ile meşhur olmuşsanız siz artık bir fenomensiniz. Birçok bilim insanı takipçi sayısının fenomenlerin kişiliklerinde radikal bir dönüşüme yol açıp açmadığını merak ediyordu. Biz bu sorunun cevabını bulduk. Fenomenlerin yüzde 50’si, fenomen olmadan önceki dönemde sıradan gündelik yaşam aktivitelerine dair doğal fotoğrafları düzenlemeden paylaşıyorlardı. Fenomenlerin tümü, ilk paylaşımlar ile son paylaşımlar arasında kesin farklar olduğunun farkındalar. Fakat takipçi sayıları artıp fenomen olduktan sonra kendilerini ya sanatsal ve sportif aktiviteler yaparken gösterdiler veya markalı giysi, eşya ve takı kullandılar. Fotoğraf çektirmek için nitelikli ve popüler mekanlara gittiler. Hem içerik analizi hem de yüz yüze anket sonuçları, istisnasız tüm fenomenlerin beğenilecek ve ilgi görecek mekanlarda fotoğraf çektirmeyi önemsediklerini gösteriyor.”

“Takipçi düşüşü zannedildiğinden daha yıkıcı”

Işıklı, fenomenlerin yüzde 80’inden fazlasının ya paylaşmadan önce içerikleri düzenleme ile kusursuzlaştırdığını, çok beğeni alan önceki içeriklere benzer tarzda yeni içerikler paylaştığını ifade ederek, araştırmaya göre, fenomenlerin yüzde 50’si “maksimum etkileşim odaklı” bir kişisel profil oluşturma yoluna girdiklerinin görüldüğünü belirtti.

Az beğeni alan paylaşımların yüzde 81’inin silindiğine dikkati çeken Işıklı, “Silme işlemiyle, sayfalarındaki tüm paylaşımları en yüksek etkileşime sahip hale getiriyorlar. Bu da onların her paylaşımını adeta ‘hit’miş gibi gösteriyor. Takipçi düşüşü zannedildiğinden daha yıkıcı olabiliyor.” değerlendirmesini yaptı.

Işıklı, bazı fenomenler için takipçinin her şey olduğunu, mutlu veya üzüntü kaynağı olarak belirlendiğini, takipten çıkarma veya takipçi sayısındaki düşüşlerin onlara tam bir kabus yaşattığını söyledi.

İncelenen fenomenlerin yüzde 31’inin başarısızlık duygusu tetiklendiğinde depresyona girdiklerini, yüzde 68’inin güvenlerini azaltıp kendini mutsuz ettiklerini aktaran Işıklı, “Tersi durum da ters etkiyi yaratıyor: Daha fazla takipçi sayısı fenomenlerin yüzde 50’sine halk tarafından daha çok sevilme duygusu yaşatıyor; yüzde 80’ine ise kendilerini daha zeki, daha güçlü, daha başarılı hissettiriyor. Durum böyle olunca yeni takipçi kazanmak ve mevcut takipçileri muhafaza etmek için yapmayacakları çok az şey kalıyor. Instagram fenomenlerinin yüzde 90’ından fazlası takipçi tepkisini önemsiyor. Geri kalanı ise takipçisiz bir hayatı düşünemiyor bile.” diye konuştu.

Işıklı, fenomenlerin yüzde 70’inin takipçilerinin ters tepki göstereceği içerikler paylaşmamaya aşırı dikkat ettiklerini gösterdiğini, fenomenler kusursuz kişisel görünüme sahip olma kaygısı yaşadığını, daha çok beğenilmek ve etkileşim alabilmek için yüz hatları, bel, dudak, saç, cilt, boy ve ten renkleri üzerinde daha özenli bir kişisel bakım işlemi yaptıklarını ve paylaşacakları içeriklerde bu noktalarda çeşitli düzenlemelere gittiklerini anlattı.

Araştırmada, “Dijital kişilik ile gerçek kişiliğin birbirinden 180 derece farklı olması, gerçek kişilikte bir dönüşüm olduğu anlamına gelir mi?” sorusuna cevap arandığına dikkati çeken Işıklı, şunları kaydetti:

“Büyülü dijital dünyada, özellikle de sosyal medyada ‘Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!’ düsturunu yayan Mevlana Celaleddin Rumi’ye pek yer kalmadı. Fakat kişilik, belli bir zaman sonra sürekli yaptığı davranışlarla eşleşmeye başlar. Bu fenomenler belli tarzda göründüklerinde bir müddet sonra eski kişiliklerini yitirirler ve göründükleri şeye dönüşürler. Siber uzay, kendinden memnun olmayan, imaj gücünü yeterli bulmayan kullanıcılar için büyülü bir ortam. Orada bir sihirbaz veya plastik cerrah gibi davranmayı seviyorlar. Fenomenler kişiliklerini beğenilecek şekilde yeniden dizayn etmek için dijital olanaklardan maksimum yararlanmış görünüyorlar.

“Paylaşma, yerini ‘share (post) etmeye bıraktı”

Dijital yaşam modelinin ekonomisi, sanatı, estetiği ve politikasının hızla oluştuğuna dikkati çeken Işıklı, sözlerini şöyle tamamladı:

” ‘Eller düğünde bayramda görsün’ diyen tarz, hep harcama gerektirirdi ve bu yüzden uzun vadede hem ekonomik hem de ahlaki açıdan sürdürülemez bir modeldi. Fakat bu öyle değil. Paylaşılabilir gündelik yaşam modeli, geleneksel muhafazakarlık açısından trajik çıktılar üretebilecek bir model. Öncelikle paylaşma, toplumsal değerlerden biri olma vasfını yitirmek üzere. Özünde alturistik bir davranış olan paylaşma yerini, özünde narsistik bir davranış olan ‘share (post) etmek, gönderi oluşturmak anlamındaki dijital içerik yayınlamaya bırakıyor.”



Blog

Blog Haber Makaleler1 sene

Bir Mühendis Gözüyle Yeni Türkiye

Bugüne kadar yazılan tarihi okuduk. İstanbul fethedilirken Ulubatlı Hasan’la, Fatih Sultan Mehmet Han’la birlikte olmayı hayal ettik. Kazım Karabekir Paşa’nın...

Blog Haber Makaleler1 sene

Nesnelerin İnterneti ve Mahremiyet

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz “Nesnelerin İnterneti” kavramının hayatımızı son derece kolaylaştırırken beraberinde  pek çok tehlikeyi de getirdiğinin farkında mıyız?...

Blog Haber Makaleler1 sene

Uyumlu Arama Kodları ve Önemi

1840’ta İngiltere’den Hindistan’a yazılı bir iletişim göndermek ve bir cevap almak 10 hafta sürüyordu. 1870’e kadar, aynı mesaj telgrafla gönderilebiliyor ve...

Blog Haber Makaleler2 sene

2023’e Az Kaldı

Şükürler olsun ki şanlı Tarihimiz’de birçok zafer ve bu zaferler içinde birçok kahramanlık hatıraları mevcuttur. Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları...

Blog Haber Makaleler2 sene

Konteyner Teknolojisi ile Sanallaştırma Tarihe mi Karışıyor?

Son zamanlarda konteyner teknolojisi adındı sıkça duyar olduk. Ülkemizde de kullanılmaya başlayan bu teknolojiye Google, IBM, Microsoft gibi birçok ünlü...

Blog Haber Makaleler2 sene

Çocuklara Makine Kodlamada Yaratıcı Olmayı Öğretin

Derin makine öğrenimi, muhtemelen kodun yazımını nispeten hızlı bir şekilde otomatikleştirecektir. Yazılımın yapabileceğimizden daha iyi kodlanabileceği bir gelecekte yaratıcılık çok...

Blog Haber Makaleler2 sene

IPhone Hayatımızı Değiştirdi: Bağımlılık

Yakın tarihte Tony Fadell iPod’u icat etti ve iPhone’u yaratan ekibin önemli bir üyesi oldu. Şimdi, ise “Apple’ın akıllı telefon bağımlılığı...

Galeri

Teknoloji Galerileri1 sene

Astronotlara ev olacak Mars evleri

Çin merkezli firma Mars için tasarladığı evleri tanıttı. Kapsül şeklindeki yapıların Kızıl Gezegen’e kurulacak kolonide yer alması hedefleniyor.   İnsanoğlunun...

Genel Bilgi1 sene

Kırılmış CD’lerden Yapılan İnanılmaz Hayvan Heykelleri

 Yaratıcı insanları hep kıskanmışımdır. Bizim yüzüne bakmaya tenezzül etmediğimiz çizik, bozuk, kırık CD’leri Sean Avery değerlendirerek ortaya muhteşem hayvan heykelleri...

Teknoloji Galerileri1 sene

Hubble Uzay Teleskobu Yeniden Faaliyete Geçti

Denge çarklarından birinde yaşanan arızanın ardından uyku moduna alınan teleskop, yedek denge çarkının devreye sokulmasıyla bilim gözlemlerine kaldığı yerden devam...

Bilişim Haberleri1 sene

Samsung Katlanabilir Laptop Üzerine Çalışıyor!

Son zamanlarda Samsung ve Huawei arasındaki katlanabilir telefon mücadelesi gündemi meşgul ederken, Samsung’dan bir başka konuşulacak hamle geldi. Daha geçtiğimiz saatlerde katlanabilir telefonu ile ön plana...

Bilim ve Teknoloji Haberleri1 sene

Instagram Zorbalığa Karşı Yeni Araçlar Sunuyor

Instagram’ın sunduğu yeni araçların siber zorbalıkla mücadelede etkisi merakla bekleniyor.  Instagram’ın yeni yöneticisi Adam Mosseri, bugün Instagram’ın zorbalığa karşı sunduğu...

Kültür Sanat1 sene

Gündelik Cisimlere Hayat Geldi

Terry Border, gündelik cisimlere teller yardımıyla vücuda getiriyor. İşde Sanatçının kişisel blog sayfasında paylaştığı çalışmalardan bazıları        ...

Teknoloji Galerileri1 sene

Çölün Altında 2 Bin Yıllık Türk Mucizesi

İşte 2 bin 200 yıl önce Türkler tarafından, çölün altına yapılan bir mühendislik harikası Karız Kanalları, Orta Asya’da, Turfan bölgesinde...

Etiket Bulutu

Kategoriler

Trending