KRUVAZİYERDE GÜÇLÜ BAŞLANGIÇ EKONOMİYE YENİ KATKI ALANI AÇIYOR
HABERLER
Küresel ticarette artan belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yükselen maliyet baskıları kruvaziyer turizminde rota tercihlerini yeniden şekillendirirken, Türkiye güvenli liman algısı, gelişen altyapısı ve dört mevsime yayılan destinasyon yapısıyla öne çıkıyor. Yılın ilk çeyreğinde 93 bin 787 yolcu ve 56 gemiyle kaydedilen güçlü performans, Türkiye’nin kruvaziyerde yükselen konumunu verilerle destekledi.
Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer turizminde yaşanan hareketliliğin yalnızca sezon yoğunluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Kruvaziyerde yaşanan hareket sadece sezon yoğunluğu değil, rota tercihinde yaşanan dönüşüm. Akdeniz’de yeni denge kurulurken Türkiye bundan pay alan değil, yön veren destinasyonlardan biri olmaya başlıyor” dedi.
Artan enflasyon ve hizmet sektöründeki maliyet baskılarının turizm gelirlerinde daha yüksek katma değer arayışını hızlandırdığına dikkat çeken Yazıcı, kruvaziyer yolcusunun ekonomik katkısının klasik turist profiline göre daha yüksek olduğuna işaret etti. Yazıcı, “Bugün mesele sadece turist sayısı değil, bırakılan ekonomik değer. Kruvaziyer yolcusunun şehir ekonomisine katkısı klasik ziyaretçi profilinden farklı. Bu nedenle kruvaziyeri yüksek katma değer üreten ekonomi başlığı olarak görmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Son dönemde kruvaziyer operatörlerinin rota planlamalarında güvenli liman kriterini daha fazla ön plana çıkardığını belirten Yazıcı, Türkiye’nin bu alanda avantajlı konumunu koruduğunu vurguladı. Yazıcı, “Jeopolitik gelişmeler bazı destinasyonları daha kırılgan hale getirirken Türkiye güçlü altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle güven veren alternatif olarak öne çıkıyor. Bu, rotalara doğrudan yansıyor” diye konuştu.
Kruvaziyer sektöründe büyümenin yalnızca talep değil aynı zamanda liman altyapısıyla da doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Yazıcı, Türkiye’nin liman yatırımlarının rekabet gücünü artırdığını söyledi. “Bugün rekabet sadece ülkeler arasında değil limanlar arasında yaşanıyor. Türkiye’nin bu alandaki gelişimi kruvaziyerde pozisyonunu güçlendiriyor” diyen Yazıcı, İstanbul, Kuşadası, İzmir ve diğer limanların artan performansının bu dönüşümün sahadaki yansıması olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin kruvaziyer turizminde yalnızca yaz sezonuna bağlı kalmadığını ifade eden Yazıcı, kültür, gastronomi, tarih ve kıyı deneyimini bir arada sunabilen yapısının sektörde önemli avantaj sağladığını belirtti. Yazıcı, “Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri kruvaziyer turizmini sadece yaz sezonuna sıkışmayan bir yapıda sunabilmesi. Kültür, gastronomi, tarih ve kıyı deneyimini aynı rotada buluşturabilmek, dört mevsime yayılan sürdürülebilir kruvaziyer modeli açısından önemli avantaj sağlıyor” dedi.
Sektör temsilcileri, kruvaziyerde yaşanan bu yükselişin yalnızca turizm başlığı altında değil; bölgesel kalkınma, şehir ekonomileri ve Türkiye’nin küresel turizm rekabetindeki stratejik konumu açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
- KATEGORİLER:
- | HABERLER |




You must be logged in to post a comment Giriş