Asimetrik Manipülasyon: Sosyal Medyada Kendini Aciz Gösterme
Blog & Makaleler
Asimetrik Manipülasyon:
Sosyal Medyada Kendini Aciz Gösterme Algısı Neden Üretiliyor?
Sosyal medyada karşılaştığımız manipülasyonların tamamı sahte video, montaj ya da deepfake olmak zorunda değildir. Bazen tek bir fotoğraf, bağlamından koparılmış kısa bir video ya da muğlak bir paylaşım, çok daha etkili bir algı operasyonu üretebilir. Bu tür içerikler, teknik olarak “yalan” olmayabilir; ancak eksik, yönlendirilmiş ve asimetrik olmaları nedeniyle gerçeği çarpıtır.
Asimetrik manipülasyonun temel özelliği, karşılaştırmayı adil olmayan bir zeminde kurmasıdır. Böylece hedef kitle, farkında olmadan kendini yetersiz, geri kalmış ya da beceriksiz bir konumda görmeye başlar.
Bağlamı Silinen Paylaşımlar ve Bilinçli Boşluklar
“Japonya’da çöp yok ama yerler tertemiz” şeklindeki paylaşımlar buna tipik bir örnektir. Bu tür içerikler genellikle şu bilgileri bilinçli olarak dışarıda bırakır:
-
Japonya’daki atık yönetimi kültürü
-
Toplumsal disiplin ve eğitim süreçleri
-
Çöpün görünmezliği ile çöpün yokluğu arasındaki fark
Bu boşluklar, yorumlarda kendiliğinden doldurulur. “Bizde olsa yerler çöpten geçilmezdi” gibi ifadeler, sorgulamadan yapılan öz-kıyas refleksinin sonucudur. Paylaşım, doğrudan bir ülkeyi kötülemez; ama kullanıcıyı kendi toplumunu aşağılamaya teşvik eden bir zemin hazırlar.
Belirsiz Mekân, Belirsiz Zaman: Algının İnşa Alanı
“Bilin bakalım burası neresi?” şeklindeki paylaşımlar ise asimetrik manipülasyonun daha sofistike bir biçimidir. Hindistan’da, Afrika’da ya da Latin Amerika’da çekilmiş bir çarpık yapı fotoğrafı paylaşılır; ancak yer ve zaman bilgisi kasıtlı olarak verilmez.
Sonuçta:
-
Kullanıcılar kendi ülkelerini tahmin eder
-
Kurumları ve yöneticileri suçlar
-
Gerçeklik, paylaşımı yapan kişinin değil, yorum yapan kitlenin zihninde üretilir
Bu tür içerikler, izleyiciyi bilgiye değil varsayıma yönlendirir. Asıl manipülasyon da burada başlar.
Kendini Aciz Gösterme Algısı: Masum Bir Eleştiri mi?
Bu paylaşımların ortak sonucu, sürekli tekrar eden bir anlatıdır:
“Biz beceremiyoruz, başkaları yapıyor.”
Elbette eleştiri toplumsal gelişimin önemli bir parçasıdır. Ancak burada söz konusu olan eleştiri değil; sürekli ve bağlamsız bir öz-aşağılama döngüsüdür.
Bu döngü:
-
Toplumsal özgüveni zayıflatır
-
Başarı örneklerini görünmez kılar
-
Umutsuzluk ve çaresizlik hissini normalleştirir
Bir süre sonra birey, sorun çözmeyi değil, sorunları kader gibi kabullenmeyi öğrenir.
Peki Amaç Ne? Kişisel Kazanç mı, Toplumsal İfsat mı?
Bu tür içeriklerin artmasının tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman birden fazla motivasyon iç içe geçer:
1. Kişisel Kazanç ve Etkileşim
Negatif içerik, sosyal medyada daha hızlı yayılır. Beğeni, yorum ve paylaşım sayısı artar. Bazı kullanıcılar için bu, görünürlük ve takipçi kazanımı demektir.
2. Psikolojik Tatmin
Başkalarını veya sistemi aşağılayarak birey, kendi konumunu ahlaki olarak yükselttiğini hisseder. Bu, geçici bir rahatlama sağlar.
3. Bilinçsiz Taşıyıcılık
En tehlikeli grup, ne yaptığının farkında olmayanlardır. İçeriği üreten değil, sorgulamadan yayan kitle, manipülasyonun taşıyıcısı haline gelir.
4. Toplumsal Algı Aşındırma
Sürekli olumsuz karşılaştırmalar, uzun vadede toplumu kendine güvensiz, parçalı ve edilgen bir hale getirir. Bu durum, dış etkilere açık bir zemin oluşturur.
Sorun Paylaşımda Değil, Çerçevede
Asimetrik manipülasyon, sosyal medyada çoğu zaman bağırarak değil, fısıldayarak etkisini gösterir. Açık bir yalan söylemez; gerçeğin tamamını da anlatmaz. Mekânı, zamanı ve bağlamı eksilterek kullanıcıyı kendi sonucunu üretmeye zorlar. Bu sonuç ise çoğu zaman bireyin ve toplumun kendisini yetersiz, geri kalmış ya da çaresiz hissetmesiyle noktalanır. Böylece manipülasyon, dışarıdan dayatılan bir algı olmaktan çıkar; kişinin kendi iç sesi haline gelir.
Bu tür içeriklerin tehlikesi, sürekli tekrar edildikçe normalleşmeleridir. Bir ülkenin, bir toplumun ya da bir kurumun yalnızca sorunlu örneklerle temsil edilmesi, zamanla zihinsel bir kalıba dönüşür. Kullanıcı artık paylaşımı sorgulamaz; refleks hâlinde “bizde de böyledir” demeye başlar. Oysa çoğu durumda ne yer bellidir, ne zaman nettir, ne de paylaşılan görüntünün istisna mı yoksa genel bir durumu mu yansıttığı bilinmektedir. Buna rağmen algı oluşur, kanaat yerleşir.
Asimetrik manipülasyonun amacı her zaman bilinçli bir toplumsal ifsat olmayabilir. Kimi zaman kişisel görünürlük, etkileşim ve onay ihtiyacı bu içeriklerin üretilmesine ve yayılmasına neden olur. Ancak niyet masum olsa bile sonuç masum değildir. Sürekli kendini aciz gösteren anlatılar, toplumsal özgüveni aşındırır; eleştirel düşünceyi değil, öğrenilmiş çaresizliği besler. Bu durum, sorunları çözmeye değil, kabullenmeye alıştırır.
Bu nedenle sosyal medya okuryazarlığı, yalnızca yanlış bilgiyle mücadele etmek anlamına gelmez. Asıl mesele, bize neyin eksik anlatıldığını, hangi karşılaştırmanın adil olmadığını ve hangi duygunun bilinçli olarak tetiklendiğini fark edebilmektir. Gerçek tehdit, başkalarının kusursuz gösterilmesi değil; kendimizin sürekli kusurlu hissettirilmesidir. Dijital çağda sağlıklı bir toplum, gerçeği savunabildiği kadar, kendine olan güvenini de koruyabilen toplumdur.
Ali Değişmiş
- KATEGORİLER:
- | Blog & Makaleler |



