Connect with us

Deve İdrarı Meselesi: Rivayet, Bilim ve Yanlış Algılar

Blog & Makaleler

Yayınlama

-

Deve İdrarı Meselesi: Rivayet, Bilim ve Yanlış Algılar

Son yıllarda bazı dini rivayetler, özellikle de “deve sütü ve idrarı” ile ilgili hadis, bağlamından koparılarak tartışma konusu yapılmaktadır. Bu tartışmaların merkezinde, dinin bilime karşı olduğu ya da insanlara akıl dışı uygulamalar dayattığı iddiası yer almaktadır. Oysa mesele, doğru okunduğunda bundan çok daha farklıdır.

Bahsi geçen rivayet, Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim gibi İslam dünyasının en güvenilir kaynaklarında yer almaktadır. Rivayette, Medine iklimine alışamayıp hastalanan bazı kişilere, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) o dönemin şartlarına uygun bir şekilde faydalanabilecekleri bir yöntemi tavsiye ettiği aktarılır.

Burada dikkat edilmesi gereken ilk nokta, hadiste kesin bir “emir” dilinin bulunmamasıdır. Bağlayıcı bir zorunluluk kullanılmamış; onun yerine, “tavsiye etti” anlamına gelen bir ifade kullanılmıştır. Bu, uygulamanın zamana, mekâna ve kişisel duruma bağlı olduğunu göstermektedir.

Hadisin Özeti

Bahsi geçen rivayet, Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim gibi en güvenilir hadis kaynaklarında yer almaktadır ve İslam âlimleri tarafından sahih kabul edilmiştir.

Rivayete göre, Medine’ye dış bölgelerden gelen bazı kişiler, şehrin iklimine ve yaşam şartlarına alışmakta zorlanmış ve bu nedenle sağlık problemleri yaşamaya başlamıştır. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.), onların o dönemin şartlarında faydalanabilecekleri bir yöntemi denemelerini tavsiye etmiştir. Kendilerine, develerin bulunduğu bölgeye giderek sütlerinden ve idrarlarından faydalanmaları önerilmiştir. Rivayetin devamında, bu kişilerin sağlıklarının düzeldiği aktarılmaktadır.

Hadis kaynaklarında bu olay özetle şu şekilde ifade edilir:

“Medine’ye gelen bazı insanlar hastalandı. Peygamberimiz onlara, develerin bulunduğu yere gidip sütlerinden ve idrarlarından içmelerini tavsiye etti.”

Not: Hadiste geçen “içmek” kelimesi, literal olarak doğrudan tüketim anlamına gelebilir. Ancak burada kastedilen, o dönemin şartlarında insanların fayda sağlayabileceği bir uygulamayı denemeleri anlamındadır. Yani modern bağlamda ve bilimsel yaklaşım çerçevesinde, bu yalnızca “doğrudan içmek” değil, “faydalanmak”, yani araştırmak, incelemek ve uygun şekilde değerlendirmek anlamına gelmektedir.

“Faydalanmak” Ne Anlama Gelir?

Bu kavram, çok daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir. “Faydalanmak”, bir kaynağı bilimsel olarak araştırmayı, yapısını ve içeriğini incelemeyi, etkilerini analiz etmeyi, zararlı yönlerini ayıklamayı ve faydalı yönlerini insan sağlığı için tedaviye dönüştürmeyi kapsar.

Dolayısıyla burada kastedilen, basit ve ilkel bir tüketim biçimi değil; akıl, bilgi ve yöntemle yürütülen bilinçli bir değerlendirme sürecidir. Bu yaklaşım, insanı sorgulamaya, araştırmaya ve elde edilen bilgiyi güvenli biçimde kullanmaya yönlendiren bir anlayışı ifade eder.

Modern Tıpla Bağlantısı

Günümüzde tıp ve biyoteknoloji alanında geliştirilen birçok ilaç, doğadaki canlılardan elde edilen maddeler sayesinde üretilmektedir. Hayvanların bağışıklık sistemlerinden alınan antikorlar, enzimler, proteinler ve diğer biyolojik bileşenler, laboratuvar ortamında bilimsel yöntemlerle işlenerek güvenli ve etkili ilaçlara dönüştürülmektedir.

Bu süreçte önce ham madde doğadan alınır, ardından bilimsel yöntemlerle ayrıştırılır, insan sağlığına uygun hâle getirilir ve klinik testlerden geçirilir. Tüm bu aşamalardan sonra elde edilen ürün, son hâliyle ilaç olarak kullanıma sunulur. Bu nedenle modern tıp, doğrudan ve kontrolsüz tüketimi değil, bilimsel analiz ve dönüştürme esasına dayalı bir yaklaşımı benimser.

Akademik Bir Çalışma Örneği: Fatin A. Khorshid’in Araştırması

Bu konuda literatürde yer alan sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri, Suudi Arabistanlı araştırmacı Fatin A. Khorshid tarafından yapılmıştır. Khorshid, deve idrarından laboratuvar ortamında elde edilen bazı biyolojik fraksiyonların kanser hücreleri üzerindeki etkilerini incelemiş ve bu çalışmasını United States Patent and Trademark Office nezdinde patent olarak tescil ettirmiştir.

Söz konusu araştırmada, deve idrarı doğrudan kullanılmamış; önce dondurularak kurutulmuş, ardından çeşitli kimyasal ve biyolojik işlemlerden geçirilerek bazı aktif bileşenler ayrıştırılmıştır. Bu maddeler, hücre kültürleri ve hayvan deneyleri üzerinde test edilmiştir. Araştırmacı, laboratuvar ortamında kanser hücrelerinde sınırlı düzeyde etkiler gözlemlediğini iddia etmiştir.

Ancak bu çalışma, geniş çaplı insan klinik deneyleriyle desteklenmemiş olsa da bu örnek, hadiste geçen “faydalanma” kavramının günümüzde nasıl bilimsel araştırma çerçevesinde ele alınabileceğine dair sınırlı ve tartışmalı bir girişim olarak değerlendirilebilir.

Kaynak:
https://patentimages.storage.googleapis.com/a1/a1/98/57d7701ffcb28d/US10624927.pdf

Hadisin Günümüze Verdiği Mesaj

Hadiste geçen “faydalanma” ifadesi, günümüzün bilimsel yaklaşımıyla uyumlu bir perspektif sunar. Rivayet, insanlara belirli bir maddeyi sorgusuzca kullanmayı değil, mevcut imkânlar çerçevesinde sağlık sorunlarına çözüm aramayı öğretmektedir. Yani amaç, körü körüne bir uygulamayı benimsemek değil; akıl, bilgi ve araştırma yoluyla en doğru yöntemi bulmaktır.

Günümüzde bu “faydalanma” anlayışı; laboratuvar araştırmaları, klinik çalışmalar, ilaç geliştirme süreçleri ve biyoteknolojik üretim faaliyetleriyle karşılık bulmaktadır. Bilim insanları, doğal kaynakları sistemli biçimde inceleyerek insan sağlığına en uygun hâle getirmeye çalışmaktadır.

Bilim Adına Yapılan Yanlış Dayatmalar

Bazı kişiler, söz konusu rivayeti “Sizin dininiz idrar içmeyi emrediyor” şeklinde sunarak, inançlı bireyleri bilinçli olarak zor durumda bırakmaya çalışmaktadır. Bu yaklaşım, ilk bakışta bilimsel bir eleştiri gibi görünse de, gerçekte ne bilimsel ne de adil bir tutumdur. Çünkü burada amaç gerçeği anlamak değil, karşı tarafı küçümsemek ve tartışmayı ideolojik bir zemine çekmektir.

Oysa hadisin içeriği incelendiğinde, ortada genel ve bağlayıcı bir zorunluluk olmadığı açıkça görülmektedir. Rivayet, herkese uygulanacak evrensel bir tedavi reçetesi sunmaz. Aksine, belirli bir dönemde ve belirli şartlar altında yaşanan özel bir duruma yönelik bir çözüm önerisini yansıtır. Bu yönüyle hadis, zamandan ve mekândan bağımsız bir kural koymak yerine, şartlara göre hareket etmeyi esas alır.

Ne var ki burada dikkat çekici bir ironi ortaya çıkmaktadır. Bilimsel olmadığını düşündükleri bir yaklaşımı eleştirirken, bazı kişiler farkında olmadan bilimsel düşünceden uzaklaşmakta ve sorgulayıcı akıl yerine önyargıya dayalı bir tutum benimsemektedir. Eleştirdikleri şeyin karşısında dururken, zamanla kendileri de dogmatik ve bağnaz bir bakış açısına sürüklenebilmektedir.

Buna rağmen, konuyu basitleştirerek alay konusu hâline getirmek, bilimsel düşünceyle bağdaşmaz. Çünkü bilim; olayları yüzeysel biçimde değerlendirmeyi değil, derinlemesine incelemeyi, bağlamı dikkate almayı ve farklı boyutlarıyla ele almayı gerektirir. Bir metni kendi bütünlüğünden kopararak yorumlamak ise bilimsel bir yaklaşım değil, ideolojik bir tutumdur.

Gerçek anlamda bilimsel düşünce, sorular sormayı, araştırmayı ve ön yargılardan arınmış şekilde değerlendirme yapmayı gerektirir. Bu nedenle, bir rivayeti çarpıtarak sunmak ya da tek bir yönüyle ele almak, bilimin ruhuna aykırıdır. Aksine, sağlıklı bir tartışma ortamı ancak bilgiye, bağlama ve karşılıklı saygıya dayalı bir anlayışla mümkündür.

Din ve Bilim Karşıt Değil, Tamamlayıcıdır

Bilim, doğayı, olayları ve neden-sonuç ilişkilerini sistemli şekilde araştırma ve gözlem yoluyla bilgi üretme sürecidir. Bilimsellik ise bu bilgilerin doğrulanabilir, ölçülebilir ve tekrarlanabilir olmasını gerektirir. Yani bilimsel olarak her iddia, ön yargılardan arınmış gözlem ve mantık süzgecinden geçirilmelidir.

İslam geleneğinde ise bilgiye, araştırmaya ve akla her zaman büyük önem verilmiştir. Kur’an’da ve hadislerde insan, düşünmeye, sorgulamaya ve öğrenmeye teşvik edilmiştir. Bu anlayış, tarih boyunca Müslüman toplumlarda bilimsel çalışmaların gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Nitekim İslam medeniyeti, yalnızca dini ilimlerde değil; tıp, matematik, astronomi ve kimya gibi alanlarda da önemli atılımlar yapmıştır. Örneğin İbn Sina, tıp alanında yazdığı eserlerle yüzyıllar boyunca Avrupa üniversitelerinde okutulmuş; El-Harezmi ise matematiğin temellerini atan çalışmalarıyla modern bilime yön vermiştir. Bu örnekler, dinî hassasiyet ile bilimsel üretimin tarih boyunca birlikte yürüdüğünü açıkça göstermektedir.

Bu bağlamda söz konusu hadis de, bilimle çatışan bir anlayışı değil, akıl ve sorumluluk temelli bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Rivayet şu temel mesajları vermektedir:

  • Akıl dışı ve sorgulanamaz bir uygulama emretmez,

  • Bilimsel araştırmalara kapı kapatmaz,

  • Her çağda en uygun ve güvenilir yöntemin bulunmasını teşvik eder.

Yani burada amaç, insanın hastalık karşısında çaresiz kalması ya da kaderci bir anlayışa sürüklenmesi değildir. Aksine, kişinin sahip olduğu imkânlar ölçüsünde en doğru tedavi yolunu araması, uzmanlara danışması ve bilimsel yöntemlerden faydalanması teşvik edilmektedir.

Bu yaklaşım, din ile bilimin birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan iki alan olduğunu ortaya koymaktadır. Din, insana ahlaki bir yön ve anlam kazandırırken; bilim, hayatı daha sağlıklı ve güvenli hâle getirmenin yollarını sunar. Sağlıklı bir toplum ise ancak bu iki alanın dengeli biçimde birlikte işlemesiyle mümkündür.

Hadisin Mesajı ve Günümüzdeki Anlamı

Sonuç olarak, deveyle ilgili hadis, yaygın olarak iddia edildiği gibi “herkes idrar içsin” anlamı taşımaz. Rivayet, belirli bir dönemde yaşanmış özel bir duruma yönelik, tavsiye niteliğinde bir yaklaşımı yansıtır ve evrensel, zamandan bağımsız bir tedavi yöntemi sunmaz. Hadiste geçen uygulama, Medine’ye gelen bazı kişilerin iklime ve şartlara uyum sağlayamaması sonucu ortaya çıkan özel bir durumla ilgilidir ve bu bağlamda önerilen yöntem o dönemin imkânları çerçevesinde geçici ve durum odaklıdır. Herkese uygulanacak genel bir zorunluluk içermez.

Rivayette geçen ‘içmek’ ve ‘tavsiye’ ifadeleri modern bakışla ‘faydalanmak’ ve ‘uzman görüşü almak’ anlamında anlaşılabilir; yani burada kastedilen doğrudan ve kontrolsüz tüketim değil, kaynakları araştırmak, etkilerini incelemek ve güvenli yöntemlerle değerlendirmektir.

Bu yaklaşım, bilimsel düşüncenin temel ilkeleriyle uyumludur. Asıl mesaj, insanın sağlığını korumak için bilimsel yöntemlere başvurması, araştırması, uzman görüşlerine önem vermesi ve bilinçli hareket etmesidir. Hadis, akıl ve bilgi süzgecinden geçirilerek uygulanması gereken tavsiyeleri içerir ve körü körüne bir uygulamayı emretmez.

Bu durum, din ile bilimin birbirini tamamladığını gösterir. Din, ahlaki ve yönlendirici çerçeve sunarken; bilim, hayatı güvenli ve sağlıklı hâle getirme yollarını sağlar. Her ikisi birlikte düşünüldüğünde, insan için en doğru ve sağlıklı yaklaşımın benimsenmesi mümkün olur.

Ali Değişmiş
(Araştırma ve Değerlendirme Yazısı)

Senin reaksiyonun hangisi?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Blog

Blog & Makaleler2 saat

Deve İdrarı Meselesi: Rivayet, Bilim ve Yanlış Algılar

Deve İdrarı Meselesi: Rivayet, Bilim ve Yanlış Algılar Son yıllarda bazı dini rivayetler, özellikle de “deve sütü ve idrarı” ile...

Blog & Makaleler3 saat

Sloganlarla Aydın Olunmaz: Sosyal Medyada Bilgili Görünme Yanılsaması

Sloganlarla Aydın Olunmaz: Sosyal Medyada Bilgili Görünme Yanılsaması Bu yazı, sosyal medyada “bilmiyorum” diyebilen insanlara neredeyse hiç rastlanmaması üzerine kaleme...

Blog & Makaleler1 gün

Dijital Çağda Değer Yozlaşması: Beğeni Uğruna Tükenen Ahlak

Dijital Çağda Değer Yozlaşması: Beğeni Uğruna Tükenen Ahlak Dijital çağ, insanlara düşüncelerini ifade etme, üretme ve paylaşma konusunda tarihte eşi...

Blog & Makaleler2 gün

Tıklayarak Değişen Kültür: Toplum Nereye Gidiyor?

Tıklayarak Değişen Kültür: Toplum Nereye Gidiyor? Bir zamanlar kültür, yalnızca kitaplarda ve müzelerde değil; sokakta, sofrada, mahallede yaşardı. Bugün ise...

Blog & Makaleler3 gün

Abraham Maslow: Dijital Çağda İnsan Potansiyelini Yeniden Düşünmek

Abraham Maslow: Dijital Çağda İnsan Potansiyelini Yeniden Düşünmek Önceki yazımda, insan davranışlarını anlamada önemli bir yere sahip olan ihtiyaçlar hiyerarşisi...

Blog & Makaleler4 gün

Ani Bir Kıyamet Senaryosunda Hayatta Kalma Rehberi

Ani Bir Kıyamet Senaryosunda Hayatta Kalma Rehberi Bir Meteorun Gölgesinde: Soğukkanlılık, Hazırlık ve İnsanlık Sınavı Kapalı bir günde, güneşin yüzünü...

Blog & Makaleler4 gün

Modern Araç Güvenliği, CARINT İddiaları ve OBD/CarPlay Sistemlerinin Rolü

Modern Araç Güvenliği, CARINT İddiaları ve OBD/CarPlay Sistemlerinin Rolü Son yıllarda otomobiller yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp, internet bağlantılı...

Galeri

Blog & Makaleler7 ay

Türkiye İklim Kanunu Hakkında: Gerçekler ve Sosyal Medya Efsaneleri

Türkiye İklim Kanunu Hakkında: Gerçekler ve Sosyal Medya Efsaneleri Türkiye, “2053 net sıfır emisyon hedefi” doğrultusunda en önemli yasal adımlarından birini...

İnternet Haberleri12 ay

Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri

SONY DÜNYA FOTOĞRAF ÖDÜLLERİ:  PROFESYONEL KATEGORİDE FİNALİSTLER VE KISA LİSTELER   Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri, 2025 Profesyonel yarışmasının finalistlerini ve...

Blog & Makaleler1 yıl

Google Haritalar’da Köklü Değişiklik

Google Haritalar’da Köklü Değişiklik: Polis Noktaları Artık Görülebilecek Google Haritalar, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya hizmet sunan bir navigasyon ve bilgi...

Blog & Makaleler2 yıl

Teknoloji ve Bilimin Dönüm Noktaları: 6 Mart’ın Anlamı

Teknoloji ve Bilimin Dönüm Noktaları: 6 Mart’ın Anlamı Teknoloji ve bilim, insanlığın ilerlemesinde ve gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. Her...

Teknoloji Galerileri2 yıl

Bakan Uraloğlu: 3. Çeyrek Raporu Sonuçlarını Açıkladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2023 yılı 3’üncü çeyreği rakamlarını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından...

Blog & Makaleler2 yıl

Evrenin İlk Elementi: Big Bang’den Başlangıç Noktasına Yolculuk

Evrenin İlk Elementi: Big Bang’den Başlangıç Noktasına Yolculuk Evren, 13,8 milyar yıl önce, son derece yoğun ve sıcak bir durumdan...

Bilişim Haberleri2 yıl

SİNEMADA YAPAY ZEKA

Sinemada yapay zeka, birçok farklı şekilde kullanılabilir ve hikaye anlatımına, karakter gelişimine, görsel efektlere ve genel film yapımına önemli katkılarda...

Etiket Bulutu

Kategoriler

Trending

SiteLock

Gizlilik Bildirimi

Copyright © 2017-2026 Bilgizone. Yeni Bilgi Noktası. Wordpress Bilgizone Özel Tasarımı ile güçlendirilmiştir.
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Bilgizone harici linklerin sorumluluğunu almaz.